DSİ 13. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ Antalya Duraliler Tatlar Göleti Proje Yapımı hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.
DERE’DEN 19 MAYIS MESAJI
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımlamış olduğu mesajında;
“Bugün 19 Mayıs… Bağımsızlık mücadelesinde zafere doğru atılan o ilk ve büyük adımın yıl dönümü... Bundan tam 104 yıl önce bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden bu yolda sağlam temellerin inşa edildiği bugün, milli mücadelenin ilk kıvılcımı çakılmıştır.Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919 Tarihinde Samsun’a çıkarak milletimizin gönlünde bağımsızlık ateşini yakmış, Türk milletinin asla boyun eğmeyeceğini ve esaret altına alınamayacağını ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ülküsüyle tüm cihana ilan etmiştir. Samsun'da yakılan bağımsızlık meşalesi ve tüm yurda yayılan ulusal birlik ve beraberlik şuuru; azim ve kararlılığımızı körükleyen, zafere ulaşmamızı sağlayan en büyük etkenlerden biri olmuştur. İşte bugün ülkemizin ve milletimizin kaderinin değiştiği gündür. Aziz Türk Milletinin küllerinden yeniden doğup, şanlı bir tarih yazdığı gündür 19 Mayıs 1919… Milli Mücadelemizin başlangıcı olan bu kutlu gün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından geleceği ve Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet ettiği Türk gençliğine bayram olarak armağan edilmiştir. Atatürk’ün, her şeyden önce ulusal varlığımızı borçlu olduğumuz bugünü gençlere armağan etmesi, Türk Gençliğine olan büyük inancını ve güvenini göstermektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe hitabesinde ‘Ey Türk Gençliği; Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir’ ifadesiyle de belirttiği gibi bu uğurda gençlerimize çok büyük bir rol düşmektedir. Bizler de bugünün yetişkinleri olarak gençlerin, çocuklarımızın, ülkemizin geleceği evlatlarımızın yetiştirilmesi için bize düşen görev ve sorumlulukların bilincindeyiz. Gençlerimiz de bu emanetin farkında… Hiç şüphe yok ki, dün olduğu gibi, bugün de yarın da ülkemizi daha aydınlık yarınlara, umut dolu bir geleceğe, daha büyük hedeflere doğru emin adımlarla taşıyacak olan yine gençlerimiz olacaktır. İnanıyorum ki, başarılarıyla destan yazan ve tarihin seyrini birçok kez değiştiren böylesi güçlü büyük ve şanlı bir milletin torunları olarak geçmişimizden aldıkları ilhamla, geleceğe ışık saçacaklardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; “Ey yükselen yeni nesil istikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.” Sözlerinden de anlaşıldığı üzere gençler istiklalimize, istikbalimize, demokrasimize ve cumhuriyetimize ilelebet sahip çıkacaktır.”
“Bu duygu ve düşünceler ile başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İstiklal Mücadelemizin bütün kahramanlarını, eşsiz fedakârlıklarıyla milletimizin gönlünde ölümsüzleşen bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize ise şükranlarımı sunuyorum. Geleceğimizin güvencesi gençlerimizin ve tüm vatandaşlarımızın 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.” Dedi. -aesob.bsn.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.18 16:56:59
Son Düzenlenme Tarihi :
Ebeveynler, çocukların yeme alışkanlıklarını nasıl etkiler?
Banvit BRF “Akıllı Çocuk Sofrası” projesi kapsamında 23 Nisan’da Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat’ın katkısıyla ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Toplumsal yatırımlarında ''Sürdürülebilir Gıda'' konusuna odaklanan Banvit BRF’in geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızın sağlıklı gelişimine destek veren “Akıllı Çocuk Sofrası” projesi kapsamında 23 Nisan’da proje danışmanlarından Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat’ın “Ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıklarını nasıl etkilediği’ konusunda bir makale paylaştı.
Bolat, son makalesinde 1970’lerden bu yana çocukluk döneminde fazla kilolu olma yüzdeliğinin giderek arttığını ve bunun çocuklar için bir risk oluşturabileceğini belirterek şunları yazdı. “Kiloluluk ve obezite çocuklar için hem sosyal damgalanma riski taşıyabilir hem de onların sağlıklarını uzun süre etkileyebilir. Elbette her çocuğun yeme alışkanlıkları ailede oluşuyor. Bir çocuğun kilosu hem ailesinin yeme alışkanlıklarıyla hem de çevresindeki gıda alımına ve ulaşabildiği gıdalara bağlı. Örneğin, çocuğunuzun gazlı içecek içmesini istemiyorsanız, fakat evde yetişkinlerin için gazlı içecek bulunuyorsa, o zaman çocuğunuzu uzun vadede engellemeniz zordur. Vereceğiniz nasihatlerin veya koyacağınız bir yasağın ancak kısa dönemde etkisi olur; çünkü çocuklar daha henüz soyut düşünme gelişmediği için ilk önce yetişkinleri taklit ederek öğrenirler ve hayatta var olurlar.”
Makalesinde Amerikan Pediatri Akademisi’nin sunduğu raporun da bu görüşü onayladığını kaydeden Bolat şöyle devam etti; “Rapora göre, çocukların yüksek yağlı yiyeceklere yönelik tercihleri ebeveynlerin yağ tüketim oranıyla doğrudan orantılı. Dolayısıyla, çocuğun erken gelişiminde yiyecek tercihlerini şekillendiren etkenlerin kaynağı çocuğun içerisinde bulunduğu aile ortamında yatıyor. Çocukların yeme alışkanlıklarını etkileyen davranışsal etkenlere ilişkin çalışma yapan Leann Birch ve Jennifer Fisher, çocuklarda gıda tercihlerini detaylı incelediler. Buldukları ilk bulgu ise şu oldu; Anne sütü ile daha çok beslenen çocuklar yeni tatlara daha açık oluyor çünkü anne sütü ile farklı tatlara maruz kalıyor. Ayrıca bebekliğinde çoğunlukla anne sütüyle beslenen ve doyan çocuklar ek gıdaya daha kolay geçerler; çünkü birçok tat deneyimleri olmuştur. Yani, emzirme döneminden itibaren ailenin yeme alışkanlıkları çok belirleyici oluyor.”
Bunun yanı sıra yenilmesi istenen yiyeceğin ulaşılabilir olmasının da çok önemli olduğunu kaydeden Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat, Baranowski’nin okul çocuklarıyla yaptığı bir araştırmada; çeşitli meyve sebzelerin sıklıkla servis edildiği bir okulda, çocukların meyve-sebze tüketiminin yaşıtlarına oranla fazla olduğunu ve çocukların meyve-sebzeyi daha çok tercih ettiklerinin görüldüğünü de ifade etti.
Çocukların beslenmeleri konusunda önce ebeveynlerin, sonra da çevrenin tutumunun çok önemli olduğunu belirten Bolat, şunları yazdı; “Beslenme konusunda çocuklara doğru rol model olabilmemiz çok önemli. Unutmayın, bir çocuğun yeni bir tada alışması ortalama olarak 5-10 denemeden sonra oluşur. Bu sebeple bu süreçte zorlamadan, kuralcı olmadan çocuğu o besine kademeli maruz bırakmak önemli. Aynı zamanda çocukların sağlıklı gıdalara kolaylıkla ulaşabilmeleri ve sağlıksız gıdaların ev ve okul ortamında barındırılmaması da önem taşıyor. Çocuklukta edinilen alışkanlıklarla başa çıkmak bir ömür sürebilir. Çocuklara sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıkları oluşturabilecekleri alan ve imkan sunmak da her birimizin görevi.”