SON DAKİKA

logo

Koca şiddetini kamerayla kaydetti

ntalya'nın Manavgat ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi 39 yaşındaki kadın, 3 ay önce evlendiği ve devamlı şiddet gördüğü kocasının yaptıklarını evine taktırdığı güvenlik kamerasıyla kayıt altına aldı.

Arif Kaplan
ANTALYA (İHA) -  Son olarak kocasının alkol aldıktan sonra kendisine ve kızlarına satırla saldırdığını söyleyen ve görüntüleri paylaşan kadın, bugüne kadarki şikayetlerinden sonuç alamadığını belirterek “İllaki bir şeyler yapılması için benim veya kızlarımın ölmesi mi gerekiyor. Yetkililerden yardım istiyorum" dedi. Kocasının alkol aldığında kendisini kaybettiğini belirten kadın, sadece kendilerine değil aynı apartmanda yaşayan annesi ve kız kardeşine de şiddet uyguladığını iddia etti.

"Alkol alıp şiddet uyguladı"
25 yıl önce ailesiyle birlikte Kırıkkale’den Manavgat’a gelen Ç. G.'nin annesi babası emekli olduktan sonra memlekete geri döndü. İlk evliliğimden 12 ve 14 yaşlarında 2 tane kızı oan Ç. G. kimsesi olmayan Manavgat’ta 2018 yılında tanıştığı ve ilk evliliğinden 2 erkek çocuğu olan Serdar G. ile 5 yıl flört ettikten sonra 5 Aralık 2022 tarihinde evlendi. Kızlarının kendisiyle, eşinin çocuklarının da anneleriyle yaşamaya başladığını söyleyen Ç. G, " Evlendikten kısa bir süre sonra kocamın gerçek yüzünü gördüm. Alkol aldıktan sonra kendisini kaybediyor, bana ve kızlarıma olmadık eziyetler ediyordu. Sadece bize değil, aynı apartmanda oturan annesi ve kız kardeşine de dayak atıyordu. Hatta kısa süre önce kız kardeşinin burnunu kırdı. Gerek ben gerekse onlar defalarca şikayette bulunduk. Ama ne yazık ki uzaklaştırma almak dışında bir şey olmadı. Bu uzaklaştırmaları da her zaman ihlal etti. Yaşananları ispat edebilmek için eve kamera taktırdım. Kamera görüntülerinde her şey tüm açıklığıyla ortada. Son olarak satırla bizi odaya kapatıp darp etti. Komşularımız gelmese neler olacağını düşünmek bile istemiyorum. Bu görüntülerle gidip şikayette bulunmama rağmen yine sonuç alamadım. Şu an arkadaşımın telefonundan arayıp eve dönmemem durumunda evi yakacağını söylüyor. Bir şeyler yapılması için illaki benim ölmem mi gerekiyor. 2 kızımın ve kendimin hayatından endişe duyuyorum. Ne olur sesime kulak versinler” diye konuştu.

Yaşananlar kamerada
Görüntülerde kadın ve kızı ile eşinin annesinin ve kardeşi arasındaki kavga kayıt altına alındı. Tüm ailenin karıştığı kavgada Ç. G.'nin kızının çığlıkları duyulurken görüntünün sonunda Serdar G.'ni elinde satırla odadan çıkıp satırı duvara vurması ve herkes çıktıktan sonra kapılı akadan kapattığı anlar kayıtlara girdi.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.17 08:46:35
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Valilik, ElmalI’da bahçeli- depolu kerpiç evi kiraya verecek!

Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, Elmalı ilçesi İplik Pazarı mahallesi’nde bulunan bahçeli-depolu kerpiç evi kiraya vermek üzere ihale çıkartıyor. Sözkonusu ihale; 17 Şubat 2025 Pazartesi günü saat 15.00 te gerçekleştirilecek.

    Antalya merkezli bir gazetede yayınlanan kiralama ile ilgili ilana göre; bahçe-depo ve kerpiç ev 761 metrekareden oluşuyor. Tahmini yıllık kira bedeli 37 bin lira, g
    Taşınmaz işyeri vb. olarak kullanmak amacıyla 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45 inci maddesi uyarınca açık teklif usulü ile 3 (üç) yıl süreyle kiraya verilecek. Yatırım İzleme Ve Koordinasyon Başkanlığı Zemin Kat Toplantı Salonunda toplanacak ihale komisyonu huzurunda yapılacak ihaleye katılmak isteyenler, bu iş için ihaleden önce, Yatırım İzleme Ve Koordinasyon Başkanlığına ait Ziraat Bankası  Güllük Şubesi TR36 0001 0025 7567 8545 4950 35 IBAN Nolu hesaba yatırılacak geçici teminat bedeline ilişkin teminat makbuzunu (dekontunu) veya şekil ve içeriği 2886 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca yayımlanmış Devlet İhale Genelgelerinde belirtilen şartları (süresiz ve limit içi olarak düzenlenecek, işin özelliği belirtilecek) taşıyan Banka Teminat Mektubunu ihale komisyonuna vermek zorundalar.

    Taşınmazla ilgili ihaleye ait şartname mesai saatleri dahilinde Antalya Valiliği Yatırım İzleme Ve Koordinasyon Başkanlığı İdari ve Mali İşler Müdürlüğünde ücretsiz olarak görülebilir. İhale ilanı internette (www.antalya.gov.tr) adresinde de de yayınlanırken, ihale hakkında 0 242 245 66 66- 1331/1344 nolu irtibat telefonundan bilgi alınabileceği de kaydediliyor.    * Abdültalip GÜNGÖR


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.02.14 17:29:34
Son Düzenlenme Tarihi :





Aşırı tuz tüketimi sağlığı tehdit ediyor

Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, "14-20 Mart Tuza Dikkat Haftası" nedeniyle açıklama yaptı. Çelik, aşırı kullanılan tuzun hipertansiyon ve ölümcül hastalıklara neden olduğuna dikkat çekti.

Geylani Topaloğlu
ANTALYA (İHA) - Dünya Sağlık Örgütünün günlük kişi başı tuz tüketimini 5 gramın altında önerdiğini dile getiren Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, "Bu miktar bir tepeleme bir çay kaşığına (silme bir tatlı kaşığına) denk gelmektedir. Günlük olarak tüketilmesi önerilen bu miktar; gün içinde tüm besinlerimizle aldığımız tuzu (sodyumu) da şumul. Tuz, besinlerin doğal şumul bulunduğu gibi, deniz tuzu (deniz suyunun buharlaştırılması ile elde edilir) ve kaya tuzu (halite, göl yataklarından veya toprak altından elde edilir, kurutulur) olarak da elde edilir. Genel olarak tuz sodyum ve klorürden oluşur. Sodyum klorür içeriği tüm tuzlarda (kaya, deniz, sofra tuzu) yaklaşık olarak aynıdır. Bu nedenle sağlık etkileri de aynı olmaktadır" dedi.

"Diyet yaparken tuz kullanımına dikkat edin"
Diyet yaparken tuz kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Çelik, "Diyetimizdeki çok fazla tuzun, kan basıncını artırarak (hipertansiyon) inme ve kalp hastalığı riskini yükselttiğini biliyoruz. İnme ve kalp hastalıkları da dünya çapında en önemli ölüm ve sakatlık nedenlerinden ikisi olarak gösterilmektedir. Sağlık Bakanlığı Türkiye Beslenme Rehberi’ne göre; aşırı tuz (sodyum) tüketimi; kardiyovasküler hastalıklar, böbrek hastalıkları, hipertansiyon, inme, osteoporoz ve bazı kanser türlerinin oluşmasına neden olabilmektedir. Tuz tüketimi 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya 1 silme tatlı kaşığı) aşmamalıdır. Tüketilen tuz iyotlu olmalıdır. Sağlık Bakanlığının Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması, 2017 çalışmasına göre günlük kişi başı tuz tüketiminin 10,2 gram/gün olduğu bu değer, Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği günlük tüketim miktarının iki katıdır.

Aşırı tuz içeren besinler uzak durulmalı
Aşırı tuz içeren besinleri sıralayan Çelik, "Hazır soslar, atıştırmalık ürünler, tuzlanmış kuru yemişler, turşu ve salamura besinler, aromalı/aromasız, doğal/doğal olmayan gazlı/gazsız mineralli içecekler, geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça, tarhana, yaprak salamurası gibi besinler aşırı tuz içerir. Bu ürünlerin tüketilirken aşırı tuz içerdiğini unutmamak gerekir" diye konuştu.

"Tuzlukları masadan uzak tutun"
Aşırı tuz tüketimini azaltmak için önerilerini sıralayan Çelik, "Bir kişinin günlük olarak kullandığı tuz miktarı 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya 1 silme tatlı kaşığı) geçmemeli ve iyotlu tuz kullanılmalıdır. Besin sanayisinde kullanılan ve genellikle ambalajlı besinlerin besin etiketinde yer alan mono sodyum glutamat, sodyum nitrat, sodyum bikarbonat, sodyum sitrat, sodyum askorbat vb. tüm sodyumlu sentezlerin tüketimine dikkat edilmelidir. Çünkü bunlar besinin tuz/sodyum içeriğini artırmaktadır. Yemek hazırlama, pişirme ve tüketim sırasında ilave edilen tuz miktarı azaltılmalıdır. Hatta besinlerin sentezlerin sodyum bulunması nedeniyle hazırlama ve pişirme sırasında mümkünse tuz eklenmemelidir. Masada yemeklere tuz ilavesi yapılmamalı ve masadan tuzluk kaldırılmalıdır. Yukarıda saydığımız aşırı tuz içeren besin ve ürünleri az tüketilmelidir. Salamura ürünlerin tuz içeriğinin azaltılması için suda yıkama ve bekletme gibi işlemler uygulanabilir. Satın alınan işlenmiş ürünlerin etiket bilgisi mutlaka okunmalı, tuzsuz ya da tuzu azaltılmış ürünler tercih edilmelidir. Ambalajlı tüketime sunulan gıdaların içeriği etiket bilgisinden okunmalı ve benzer gıdalarda tuz ve tuz yerine geçen maddelerin miktarları daha düşük olanlar tercih edilmelidir. Ev dışı beslenmede yemeklerin ve besinlerin içindeki tuz miktarı öğrenilerek mümkünse az tuzlu veya tuzsuz hazırlanması istenmelidir. Tuz yerine doğal lezzet artırıcılar olan soğan, sarımsak, baharatlar, limon, sirke, biber ürünler kullanılmalıdır" şeklinde konuştu.

"Tuz alışkanlığımızı değiştirmeliyiz"
"Tuz alışkanlığımızı değiştirelim" diyerek açıklamasına devam eden Çelik, "Bireylerin her gün yediği tuzun dörtte üçü zaten paketlenmiş ve hazırlanmış gıdalardadır. Bu tüketici tarafından ortadan kaldırılamaz, bu nedenle insanlara daha az tuz yemelerini söylemek, besin içerikleri tuz ile kaplıyken çok da etkin bir önleme yöntemi olmamaktadır. Bu nedenle özellikle gıda endüstrisinin tuz azaltma politikaları önem taşımaktadır. Bakanlığımızca yapılan protokoller gereği paketli gıda endüstrisi ve lokantacılar tedrici olarak tuz azaltmayı hedef olarak belirlemişlerdir. Bu yıl, hepimizin daha uzun ve daha sağlıklı yaşayabilmemiz için tüm yiyecek endüstrisinden yüksek tuz kullanım alışkanlıklarını bırakmalarını istemeyi, takip etmeyi tüm toplum ve politika düzenleyiciler olarak görev haline getirmeliyiz" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.19 06:50:27
Son Düzenlenme Tarihi :