SON DAKİKA

logo

Antalyaspor teknik ekibi, altyapıya el attı

An­tal­yas­por alt­ya­pı ka­le­ci­le­ri­ne A ta­kı­mı ka­le­ci ant­re­nö­rü Murat Öz­türk ve U17 ka­le­ci ant­re­nö­rü Zafer Kı­roğ­lu ta­ra­fın­dan haf­ta­nın 3 günü ant­re­man yap­tı­rı­lı­yor ve ka­le­ci eği­ti­mi ve­ri­li­yor.

An­tal­yas­por fut­bol so­rum­lu­su Nuri Şahin zaman zaman ge­lecek vaad eden ka­le­ci­le­ri A takım ant­ren­man­la­rı­na alıp, ka­le­ci ant­ren­man­la­rı yap­tı­ra­rak ge­liş­me­le­ri­ne katkı sağ­la­ma­ya ça­lı­şır­ken bu kez An­tal­yas­por A ta­kı­mı ka­le­ci ant­re­nö­rü Murat Öz­türk ne­za­re­tin­de alt­ya­pı ka­le­ci­le­rin­den U19'den Gür­kan Yamak, U17'dan Kağan Arı­can, U16'den Halil Ersoy ve U17 ’den Murat Ku­rum­lu, U17 ta­kı­mı­nın ka­le­ci ant­re­nö­rü Zafer Kı­rı­oğ­lu’nun ka­tı­lı­mı ile bi­rey­sel ça­lış­ma yap­tı­lar.
Özel­lik­le alt­ya­pı­lar­da oy­na­yan her fut­bol­cu­nun böyle bi­rey­sel ge­li­şim­le­ri­ni sağ­la­ya­cak ant­ren­man­la­ra ih­ti­ya­cı var.
Pro­fes­yo­nel tek­nik adam­la­rın en büyük sı­kın­tı­sı, alt­ya­pı­dan A ta­kı­ma dahil etmek is­te­dik­le­ri genç fut­bol­cu­la­rın bir çok ko­nu­da ek­sik­le­ri­nin bu­lun­ma­sı ve bu ek­sik­le­rin yaş iler­le­dik­çe ka­pa­tıl­ma­sı­nın ne­re­dey­se im­kan­sız ol­ma­sı, genç­le­rin A ta­kım­lar­da tu­tun­ma­la­rı­nı çok zor hale ge­ti­ri­yor.
Ül­ke­miz­de yerli ka­le­ci­le­rin sa­yı­sı­nın çok azal­dı­ğı bir dö­nem­de An­tal­yas­por, alt­ya­pı ka­le­ci­le­ri­ne haf­ta­nın 3 günü ant­ren­man yap­tır­ma ka­ra­rı alır­ken, mut­lak su­ret­te ge­li­şim lig­le­ri­nin her ka­te­go­ri­sin­de­ki ka­le­ci ant­re­nör­le­ri­nin de ken­di­le­ri­ni ge­liş­ti­re­bil­me­le­ri geniş kap­sam­lı eği­tim­ler de ve­ril­me­li.
Bi­rey­sel ça­lış­ma­la­rın ve eği­tim­le­rin sa­de­ce ka­le­ci­ler­le sı­nır­lı kal­ma­ma­sı, alt­ya­pı­la­rın her mev­ki­de oy­na­yan fut­bol­cu­la­rı için de grup­lar ha­lin­de daha pro­fes­yo­nel isim­ler ta­ra­fın­dan eği­tim­ler ve­ril­me­li.
* FE­RU­DUN ÖZ­GÜN­SÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.24 08:41:33
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Manavgat’ta otomobil takla atıp şarampole yuvarlandı: 1 yaralı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde takla atarak şarampole yuvarlanan otomobilin sürücüsü yaralandı.
Kaza, D-695 Antalya-Konya karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Akseki istikametinden Manavgat istikametine seyir eden M.M.S’nin kullandığı 07 LD 808 plakalı otomobil, Taşkesiği Mahalles..

Antalya’nın Manavgat ilçesinde takla atarak şarampole yuvarlanan otomobilin sürücüsü yaralandı.
Kaza, D-695 Antalya-Konya karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Akseki istikametinden Manavgat istikametine seyir eden M.M.S’nin kullandığı 07 LD 808 plakalı otomobil, Taşkesiği Mahallesi’nde takla atarak şarampole yuvarlandı. Kazada yaralanan sürücü, sağlık ekibinin olay yerindeki müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.19 16:28:26
Son Düzenlenme Tarihi :





Sığla ağacı Antalya, Muğla, Denizli, Isparta ve Burdur bölgesinde bulunuyor

Halk arasında günlük ve amber ağacı olarak da bilinen (Hamamelidaceae familyasına mensup Liquidambar Orientalis Miller) Ülkemiz dışında sadece Rodos Adası'nda rastlanan, Antalya, Muğla, Denizli, Isparta ve Burdur bölgesine özgü ülkemizin en gözde relik ve endemik türlerinden biri olan Anadolu Sığla ağaclarından, kadimden gelen yöntemlerle elde edilen, Sığla yağı (Styrax Liquidus) binlerce yıldan beri şifa ve güzel koku yaymaya devam ediyor.
Yüz yıllarca yaşayabilen sığla ağacı uygun koşullarda 35-40 metreye uzunluğa ulaşabilirken, bataklık alan, vadi, akarsu ve dere kenarları, deniz kıyısı gibi nemli ve taban suyu yüksek yerleri seviyor.
ÜRETİMİ MEŞEKKATLİ VE UZUN SÜRELİ
Sığla yağı elde etmek için bahar aylarında ağacın gövdesine çizikler çizilir. Temmuz ayından itibaren gövde üzerinde biriken salgı ve kabuklar özel bıçaklar ile kazınarak toplanır. Bu salgı ve kabuklar sıcak su ile kaynatıldıktan sonra özel preslerde sıkılarak sığla yağı elde edilir. Sığla yağının bileşiminde kokusunu veren sinnamik asit, uçucu yağlar ve reçine bulunur.
Meşakkatli ve uzun süren Sığla yağı üretiminin, uzman ekiplerce belirlenen ağaçta kabuk sıyırma işlemi ile başlanıp 50-70 santimetre yüksekliğinde, 10 cm genişliğinde, dış kabuk kısımları yontulmak suretiyle “kızıllatma" denilen işlem yapılıyor. 
Yapılan bu işlemden bir ay sonra “kızıllatma" yapılan tabaka boyunca 4-5 santimetre genişliğinde, 3-4 milimetre derinliğinde “göz çekme" adı verilen damar açma işlemine geçiliyor.  Damar açıldıktan 1-2 hafta sonra, yara sathını onarmak isteyen ağacın oluşturduğu "sur" adı verilen reçine sathı kaşıkla, belli zaman aralıklarında sıyrılarak alınmaya devam ediliyor. Damarlarda biriken yağ ve kabuk yongaları, damar boyutları değiştirilmeden yine kaşık denilen aletle sıyrılarak alınıyor. "Sur arkası" ismi verilen bu işlem Temmuz ayı başlarında sona eriyor.
Biriken sığla yağı sıyrılarak "margun"adı verilen kıl torbalara toplanıyor. "Sefer" adı verilen bu işleme Ekim ayı başına kadar devam ediliyor. Ekim ayı sonu ile Kasım ayı ortalarına kadar damarlarda toplanan yağ ve ağacın dip kısımlarına akarak oluşan, yağ karışımı yonga kaynayan kazandaki sıcak suya koyularak 2-3 dakika kadar kaynatılma işleminden sonra presleme işlemine geçiliyor. Presleme sonucu çıkan bileşik bir havuzda toplanarak dinlendirilmeye alınıyor. Bu işlem sonra suyun üstüne çıkarak ayrılan Sığla yağı satışa hazır hale geliyor.  
Ekonomik değeri çok yüksek olan sığla yağı, kozmetik, ilaç, kimya ve gıda sanayisi için binlerce yıldır, önemli bir hammadde kaynağı olarak kullanılırken dünya piyasalarında “Türk sitiraksı" olarak tanınıyor.
SIĞLA YAĞI BİRÇOK HASTALIĞA İYİ GELİYOR
Özellikle cilt hastalıklarında, kesi, yara ve yanıklarda çok etkili olan Sığla yağı, iyi bir antiseptik ve parazit öldürücü özellikte olup, astım, bronşit gibi solunum yolu ve akciğer hastalıklarında, pomat ve yakı halinde uyuz ve mantar gibi cilt rahatsızlıklarında, ağrı dindirici, İltihapları giderici, stres ve uyku sorunlarını azaltıcı, zihin açıcı, saç canlandırıcı olarak geleneksel ve modern tıp tarafından kullanılmakta. Buhur olarak kullanılan yongalar köz üzerine atıldığında bedeni rahatlatıcı koku yayması nedeni ile tütsü olarak tercih edilmekte.
* Orman Genel Müdürlüğü​

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.13 11:04:52
Son Düzenlenme Tarihi :