SON DAKİKA

logo

Kanala düşen kamyonetin altında kaldı, 1 saatlik çalışmayla kurtarılabildi

Antalya’nın Kumluca ilçesinde, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği kamyonet dere yatağına düştü. Kamyonet altında sıkışan sürücü yaklaşık 1 saatlik çalışmanın ardından kurtarılabildi.
Kaza Sarıkavak Mahallesi Baymak Sokakta yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Ali Uysal (63) yönetimindek..

Antalya’nın Kumluca ilçesinde, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği kamyonet dere yatağına düştü. Kamyonet altında sıkışan sürücü yaklaşık 1 saatlik çalışmanın ardından kurtarılabildi.
Kaza Sarıkavak Mahallesi Baymak Sokakta yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Ali Uysal (63) yönetimindeki 07 APH 866 plakalı kamyonet, kontrolden çıkıp kanala düştü. Sürücü Ali Uysal, kanala düşen kamyonetin altında kaldı. Kaza yerinden geçen Süleyman Erdoğan’in ihbarı üzerine oay yerine itfaiye, ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Kaza yerine gelen itfaiye ekipleri yaklaşık 1 saatlik çalışmanın ardından Ali Uysal’ı sıkıştığı yerden kurtardı. Ali Uysal olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ilçedeki özel hastaneye sevk edildi. Sıkıştığın yeren kurtarılarak ambulansa bindirilmeye çalışılırken kazazede Ali Uysal ambulans şoförünü yanına çağırıp kendisini kızının çalıştığı özel hastaneye götürmesini istedi.
Görgü tanığı Süleyman Erdoğan, “Çarşıdan geliyordum. Komşumuz olan bu arkadaşımızın kaza yaptığını gördüm. Önce kanala düşen otomobilin yanına indim. Kaza yapan arkadaşımızdan ses geliyordu. Sağ olduğunu öğrenince hemen 112 acil hattını aradım” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.08 11:45:36
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Dijital bağımlılık ve obezite ile mücadele edeceğiz"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Çocuklarımızda dijital bağımlılık başta olmak üzere her türlü bağımlılıkla, obezite gibi rahatsızlıklarla mücadele edilmesi için özellikle okul bahçelerini etkin kullanmak üzere bir çerçeve program başlattık" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Antakya’da Şehit Ömer Faruk Adaş İlkokulu’nda 2023-2024 eğitim öğretim yılı açılış törenine katıldı. Bakan Tekin, sabah Hatay Valisi Mustafa Masatlı ile toplantı yaptıklarını belirterek, "İnşallah ödevlerimizi yerine getirip en kısa zamanda bizim üstümüze düşen kısmıyla Hatay’daki aksaklıkları giderip yaraları saracağız. Bizim hesaplarımıza göre Hatay’da 2 bin 500’e yakın dersliğimiz deprem sebebiyle kullanılamaz duruma gelmiş, yıkılanlar veya ağır hasarlı olanlar açısından söylüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı en kısa zamanda bu eksikliklerin giderilmesi yönünde. Biz şu ana kadar bu 2 bin 500’e yakın dersliğin yaklaşık bin 700’ünü en azından planlamış durumdayız. Büyük oranda tamamlanmış olanlar var. Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Önümüzdeki eğitim öğretim yılında bu eksiklikler giderilmiş olacak inşallah. Ben bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın özel hassasiyeti olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Biz de her kabine toplantısında Sayın Cumhurbaşkanımıza deprem bölgesiyle ilgili yaptıklarımız konusunda bilgi veriyoruz. Mutlaka kabine toplantılarının bir kısmı bu bölgedeki aksaklıklar, eksiklikler, yapılanlar, yapılması gerekenlerle ilgili bir koordinasyon toplantısına dönüşüyor. O yüzden onu da paylaşmış olayım" dedi.
Genel anlamda bütün Türkiye’de eğitim-öğretim yılının bugün başladığını anlatan Tekin şöyle devam etti:
"Yaz aylarının başından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı’nda gerek mevzuat düzeyinde yani ikinci mevzuat düzeyinde gerek bakanlık içi düzenlemeler anlamında kamuoyunda çokça tartışılan, çokça gündeme gelen ve önemli oranda da takdir toplayan düzenlemeler yaptık. En son bu hafta sonu yayınlanan bir yönetmeliğimiz var. O yönetmeliğin ana felsefesi şu kıymetli misafirler. Önce biz bu yılı bütün öğrencilerimizin Türkçeyi, dört beceri temelli olarak yani ana dilini konuşabilen, kullanabilen, ana dilinde kendisini ifade edebilen bir öğrenci profiline kavuşmak istediğimizi deklare etmiş olduk. Ana dil eğitimini bu yıl önemli oranda gündemimizi aldık. Ana konularımızdan bir tanesi bu yaptığımız değişikliklerin de özellikle belki daha çok tartışılan konular işte test sınavlarının kaldırılması vesaire gibi konular tamamen buna odaklanmış durumda. İkinci olarak yaptığımız önemli bir felsefe ya da mantık değişikliği olarak şunu söyleyebilirim. Bütün öğrencilerimizin sosyal sorumluluk bilincini yükseltmek için müfredatımızda, mevzuatımızda önemli değişiklikler yaptık. Gerekçemiz şu, bakın asrın felaketi dediğimiz bir felaketi yaşadık. Eğer bu çocuklarımıza biraz önce bahsettiğim sosyal sorumluluk düşüncesini, algısını yerleştirmezsek Allah korusun bundan sonraki felaketlerde yaşadığımız geçtiğimiz süreçte yaşadığımız toplumsal dayanışma şuurunu, bilincini tekrar görememe riskiyle karşı karşıya kalabiliriz ve o yüzden biz bakanlık olarak bunu da önümüzdeki yılın önemli etkinlik alanlarından bir tanesi olarak tanımladık."

Her türlü bağımlılıkla mücadele
Bakan Tekin, her türlü bağımlılıkla mücadele edeceklerini belirterek, "Geleneklerimizin, göreneklerimizin yaşatılması için çocuklarımızın dijital bağımlılık başta olmak üzere her türlü bağımlılıkla, obezite gibi rahatsızlıklarla mücadele edilmesi için özellikle okul bahçelerini etkin kullanmak üzere bir çerçeve program başlattık. İnşallah bu programla da amaç dediğimiz şeye ulaşmış oluruz" diye konuştu.
Tekin, sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye’de kamu görevlilerinin önemli bir kısmı öğretmen. Kamu - özel toplamda yaklaşık 1 milyon 200 bine yakın öğretmenimiz var. Yaklaşık 20 milyon öğrencimiz var. Ve 86 milyon Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşının eğitimle alakalı sözü, önermesi, düşüncesi var. Dolayısıyla biz gerçekten çok büyük bir camiayız. Yaz ayları boyunca şunu özellikle yapmaya çalıştım arkadaşlar. Milli Eğitim Bakanlığı 1 milyonun üstünde öğretmeniyle, idarecisiyle bir ekip ruhu olarak hareket etmeli düşüncesini öğretmen arkadaşlarımızla sürekli paylaşarak bunu ana felsefemizin bu olduğunu paylaşmaya çalıştık. Gerçekten de yaklaşımım bu arkadaşlar."
Eğitimin, Milli Eğitim Bakanlık Merkez Teşkilatı’nın ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın tek başına sorumluluğunda olmadığını dile getiren Tekin, "Gelin hep beraber öğrencisinden, velisinden, öğretmeninden, sivil toplum örgütlerinden siyasetçisine kadar hep beraber bu yükün altına hep birlikte girelim. Hepimiz şuradan başlayalım. Bakanlık şunu yapmalıdır. Evet ama ’ben de şunu yapmalıyım’ diyerek önce herkes kendi sorumluluğunu yerine getirsin. Böylece bu yükü hep beraber kaldırmış olalım diyorum. Bunu da önemsiyorum ve 2023-2024 eğitim öğretim yılında eğitim alanında bir toplumsal seferberlik şuuruyla hareket ettiğimiz bir eğitim öğretim yılı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kulandı.
Şehit Ömer Faruk Adaş İlkokulu’nda düzenlenen 2023-2024 eğitim öğretim yılı açılış törenine, Hatay Valisi Mustafa Masatlı da katıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.11 17:38:07
Son Düzenlenme Tarihi :





Üniversite öğrencilerinden yerli ve milli hidrojen yakıtlı otomobil

Mersin Üniversitesi (MEÜ) öğrencileri, makine mühendisi öncülüğünde yerli ve milli hidrojen yakıtlı otomobil üretti. Proje çerçevesinde üretilen otomobil, TEKNOFEST’in bu yılki yarışmasında finalde yarışma hakkı kazandı.
MEÜ Genç Girişimci Uygulama ve Araştırma Merkezi, projeler üretmeye devam ediyor. MEÜ Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Sugözü ve MEÜ Genç Girişimci Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Duygu Hıdıroğlu başkanlığında öğrenciler, yerli ve milli hidrojen yakıtlı otomobil üretti. Uzun süredir üzerinde çalışılan, bu yıl geliştirilen proje TEKNOFEST’te finale kaldı.

"Yarışmada ilk 3’e girmeyi hedefliyoruz"
Yaptıkları çalışmayla ilgili bilgi veren MEÜ Genç Girişimci Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Duygu Hıdıroğlu, uzun yıllardır bu proje üzerinde çalıştıklarını belirterek, “Son aşamada artık bu yıl TEKNOFEST 2023’de finale kaldı. Bunu gururla söyleyebiliyoruz çünkü 50 başvuru olmuştu. Zaten hidrojen yakıtlı araçta çok az başvuru oluyor. Bu başvurular arasında finalde yarışmaya hak kazandık. Gençlerimizle gurur duyuyoruz. Ülkemiz birçok badireler atlattı. Bu süreçte sürekli uzaktan eğitim sistemiyle öğrencilerimiz derslerine devam etti. Fakat gerek üniversite yönetimimiz gerekse sponsor destekleri ve öğrencilerimizin emeğiyle bu gün son noktaya geldik. Yarışmada da başarılar diliyorum. Yarışmada ilk 3’e girmeyi hedefliyoruz” dedi.

"Türkiye olarak bu elektrikli araç dönemini kaçırmamamız gerekir"
MEÜ Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Sugözü, 2017 yılından beri bu araç üzerinde çalıştıklarını kaydederek, “Bu pandemi ve birkaç olumsuz durumdan dolayı yarışmalara katılamadık. Geçen yıl çalışmalarımıza yeniden hız verdik. İlk önce aracımızın şase kısmı oluşturuldu. Daha sonra bir kalıp oluşturuldu. Hafif bir malzeme kullanılarak aslında kalıp ortaya çıkarıldı. Bunun elektrik motoru, batarya yönetim sistemi gibi bölgeleri bizim elektrikli araçlarda kullanılan alt yapıya sahip. Tek farkı üzerinde hidrojenli bir sistemimiz var. Çünkü dünyada baktığınız zaman daha fazla menzil sağlanabilmesi için farklı aksamlar ekleniyor. Bizde burada hidrojen enerjisi de bataryaları destekleyerek bir yakıt pili oluşturup, buradan daha fazla kilometre yapmasını sağlıyoruz. Tabi bu araç ilerleyen dönemde geliştirilebilir durumda. Türkiye olarak bu elektrikli araç dönemini kaçırmamız gerekir. İçten yanmaları motorlar döneminde biz maalesef yer alamadık. Fakat elektrikli araba dönemi güncel ve geleceği de parlak. Biz Türkiye olarak Togg’u yaparak elektrikli araçta bir adım atmış olduk. Bunun geliştirilmesi gerekiyor. İşte bu TEKNOFEST çerçevesinde yetiştirilen öğrencilerle birlikte daha kalifiyeli elemanlar ortaya çıkacaktır. Bunların hepsi fayda sağlayacak etkenler” diye konuştu.

"Ülkemize, milletimize yararlı bir birey olmak istiyoruz"
MEÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisi Muhammet Burak Birgül ise geçen yılın Eylül ayından beri bu aracı yapmak için gece gündüz çalıştıklarını vurguladı. Birgül, “Hiçbir zaman inancımızı kaybetmedik. Her zaman bize inananlara bu gururu yaşatmaya inandık. Her ne kadar zorluklarla karşılaşsak da çalışmalarımıza devam ettik. Şu anda TEKNOFEST’te finale kalma başarısı kazandık. Bunun için çok mutluyuz, gururluyuz. Araba çalıştığı an çok güzel bir duyguydu. Bu kadar zaman sonra bunu başarabilmek büyük bir mutluluktu. Burada asıl amacımız kendimizi geliştirip, ülkemize, milletimize yararlı bir birey olabilmek. Sadece mühendislik sonucu ortaya çıkan bir proje değil bu. Farklı bölümlerde okuyan arkadaşlarımız da var” ifadelerini kullandı.
Bu aracın kendisinin çok ilgisini çektiğini ifade eden MEÜ Gıda Mühendisliği öğrencisi Nur Yaren Menziş de, “Arkadaşlarımı uzun süreden beri tanıyordum. Onlara destek olmak için bu projede yer aldım. Hepimiz tek tek arabayı ilk sürdüğümüzde çok mutlu olduk. Çünkü çok yorulduk, çok uzun süreçti bizim için. Bizim için bu çok büyük bir gurur” şeklinde konuştu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.25 15:02:06
Son Düzenlenme Tarihi :