SON DAKİKA

logo

Genç güreşçi Bozkurt, Kırkpınar’dan sonra, minderde de başarı elde etti

662. Tarihi Kırkpınar Güreşleri’nde Teşvik-2 boyunda 3. olarak Tozkoparan boyuna yükselen Manavgatlı Mehmet Başkan Bozkurt, U13 Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’nda 3. olarak Milli Takım seçmelerine gitmeye hak kazandı.
Mehmet Başkan Bozkurt, Ankara’da Gençlik ve Spor Bakanlığı Yenimahalle Sp..

662. Tarihi Kırkpınar Güreşleri’nde Teşvik-2 boyunda 3. olarak Tozkoparan boyuna yükselen Manavgatlı Mehmet Başkan Bozkurt, U13 Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’nda 3. olarak Milli Takım seçmelerine gitmeye hak kazandı.
Mehmet Başkan Bozkurt, Ankara’da Gençlik ve Spor Bakanlığı Yenimahalle Spor Kompleksi’nde düzenlenen U11- U13 Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’nda Türkiye üçüncüsü oldu. Yağlı güreşle birlikte, minder güreşini de sürdüren Manavgat Belediyespor Kulübü Güreşçisi Mehmet Başkan Bozkurt, Milli Takım seçmelerine gitmeye hak kazandı.
Antrenörleri eski başpehlivanlardan Bayram Ertan ile Ercan Keskin, Mehmet Başkan Bozkurt’un her iki branşı da başarıyla götürdüğünü, gelecekte kendisinden gerek yağlı güreşte gerekse minderde önemli başarılar beklediklerini dile getirdi.
Manavgat Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Süleyman Karakaya, genç sporcuyu ve antrenörlerini kutlayarak başarıların devamını diledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.18 17:48:36
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






’Burada Turizm Çok’ panelinde Antalya turizmi mercek altına alındı

Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 bir artış yakaladıklarını belirterek, "Bu sene 3,5 milyon Rus turist gelirse güzel bir sezon geçirdik deriz. Kaynak pazarlarımızdan 1 ve 3 numara hala kendi arasında savaşıyor, bu gözle bakıldığında Ukrayna pazarı yüzde 90’la kayboldu. 3,5 milyon Rus turist kente getirilirse 15 milyon rakamını yakalarız" dedi.
Türkiye ve dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarından olan Antalya’da düzenlenen Mesut Yar ile ’Burada Turizm Çok’ isimli panel ve www.tourismjournal.com.tr haber sitesinin Yaza Merhaba Lansman Partisi sektör temsilcilerini bir araya getirdi.
Antalya Sherwood Exclusive Kemer Otel’de düzenlenen etkinliğin düzenleyicisi Tourism Journal Genel Yayın Yönetmeni Aşkın Koç, sektörün desteklenmesi ve çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

"10 dilde yayın"
Turizm sektörünün deneyimli isimlerinden gazeteci ve tourismjournal.com.tr sitesinin genel yayın yönetmeni Aşkın Koç, sitenin şu anda Türkçe, İngilizce ve Rusça olarak hizmet verdiğini, 6 ay içinde bu rakamı 10’a yükseltmek istediklerini belirtti.
Sitenin sade ve haber odaklı bir tasarıma sahip olduğunu dile getiren Aşkın Koç, “Tourismjournal.com.tr, bir reklam kalabalığı olmayan ve haber odaklı yapıya sahip. Türkiye’deki turizm destinasyonlarından günlük ve anlık olarak içerik üreten bir haber sitesi. Türkiye turizmi, dünya sıralamasında ön sıralarda yer alıyor. Haber sitemizi çok dilde yaparak, Türk turizminin dünyada hak ettiği yeri sağlamayı misyon edindik. Bu etkinliğimizle sektör temsilcilerini bir araya getirerek daha neler yapılabilir diye konuştuk. En önemli turizm destinasyonları arısındayız çünkü gerek yatırımlar gerekse de hizmet kalitesiyle önemli bir güce sahibiz ve bunu dünyaya daha çok duyurmalıyız” diye konuştu.

"Kaynak pazarımızdan 1 ve 3 birbiriyle savaşıyor"
AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Antalya’ya gelen turist sayısının 2 milyonu geçtiklerini belirterek, hedeflerinin yıl sonunda 15 milyonu bulmak olduğunu kaydetti.
Rekor bir nisan ayı geçirdiklerini ifade eden Kavaloğlu, “Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 bir artış var. Bu sene 3,5 milyon Rus turist gelirse güzel bir sezon geçirdik deriz. Kaynak pazarlarımızdan 1 ve 3 umara hala kendi arasında savaşıyor. Bu gözle bakıldığında Ukrayna pazarı yüzde 90’la kayboldu. 10 bin Ukraynalı geldi Antalya’ya 30 Nisan’a kadar, bunlar da yerleşik hayata geçenler diye düşünüyorum. Rusya ilk kez Almanya pazarının altına düştü. 3,5 milyon Rus turist kente getirilirse 15 milyon tamamını yakalarız” şeklinde konuştu.

"İngiltere pazarı 1,5 milyonu görebilir"
Rusya pazarının eksiğini kapatabilecek bir pazar olmadığının altını çizen Kavaloğlu, “Artı görünen 1 milyonu geçen İngiltere pazarı var. Bu pazarda 1,5 milyon kişinin gelme durumu var. Almanya ve İngiltere’den dünya turizmine 55-60 milyon paket çıkışı var. Biz daha İngiltere pazarında çok yol katetmeliyiz. Antalya ve Türkiye dünya turizmi resort turizmi olamaz. İngiliz turlarının konsantre olduğu bir bölge Antalya” ifadelerini kullandı.
Antalya için iç turizmin olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, yurt içi pazarının da yurt dışı pazarıyla paralellik göstermesi gerektiğini işaret etti.

"Otellerin yüzde 90’ı her şey dahil"
Antalya’nın Bodrum gibi bir destinasyon olmadığına değinen Kavaloğlu, “Bodrum da benim bölgem. Bizim sistemimizde otellerin yüzde 90’ında her şey dahil. Maliyetlerin yükseldiği ortamda her şey dahilin içini çok fazla doldurduk. Pastane kalitesinde bir dondurmayı biz her şey dahilin içinde veriyoruz. Bizim tasarrufa gitme lüksümüz de yok. Bu hizmetin toplu karar alınarak içinin bir parça boşaltılması gerekir” dedi.

"Rusya beklenmeyen bir durumdu"
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, sezonun ilk 3 ayının iyi başlamasına Mayıs’ın durağan geçtiğini belirtti. Bu ay da özellikle Rusya pazarında ciddi düşüş olduğunu işaret eden Bağlıkaya, “Yıl sonunda bu rakamların toparlayacağını düşünüyorum. 2019 rakamlarına göre kıyaslandığında bu ay sonunda belli olur. Avrupa pazarı için bir bekleme süreci var gibi görünüyor. Türkiye sunduğu ürünler ve rekabetçi fiyatlarıyla öne çıkıyor. Rusya’da savaştan yaşanan durum beklenmeyen bir durumdu. Rus turist Türkiye için 2-3 saatlik bir uçuşla ve uygun ulaşım bedeli öderken, şimdi uçuş 5 saate çıktı ve fiyat yükseldi. Fiyat yükselmesi ve ambargo Rus turistin destinasyonları için Türkiye avantajı ortadan kalktı. Rus turist 5 saatte Dubai’ye yada başka ülkelere gidiyor. Böyle bir türbülasyon yaşıyoruz. Birkaç sene sonra bu yaraların sarılacağını süreçten geçiyoruz” ifadelerine yer verdi.

"Bebek bir sektörüz"
Türkiye’nin rekabet edilmesi çok zor bir ülke olduğunun altını çizen Kavaloğlu, ”Doğasıyla, kültürüyle, gastronomisiyle, sağlık ve spor imkanlarıyla önce çıkıyor. Fiyatı birazcık kaçırmaya başladık. Her şeyiyle rakiplerinden önde bir ülkeyiz. Birtakım ülkelerle, birtakım ülkelerin kendi içinde seyahat ediyor olması var. Aynı para birimi, birbirine yakın kültür olması dolayısıyla onların bizden sayısal olarak önde, gelir olarak öndeler. Türkiye de iyi bir yol aldı. İspanya ve İtalya’da 50 sene önce başlamış turizm, bizde gerçek anlamda kitle turizmi 1984’lerde başladı. Bebek bir sektör sayılırız” dedi.

"Rezervasyonlar hemen kesildi"
Depremin ilk gününden itibaren ciddi organizasyonlar yaptıklarını hatırlatan Bağlıkaya, “Yardım konvoyları, mutfak kurulmasından depremzedelerin daha güvenli bölgesine taşınmasına kadar. Rezervasyonlar bıçak gibi kesildi, yurt dışı yansımasına. Turizm keyifli bir iş, dertli, sıkıntılı yerden doğal olarak uzak durmaya çalışır. Türkiye’de deprem olmuş, sürekli İstanbul’a geldi geliyor deniliyor. İstanbul’da rezervasyonlar hemen kesildi. 20-25 gün durdu. Depremle ilgili konuyu pozitife çevirmeye çalıştık” diye konuştu.

Erken rezervasyon tavsiyesi
Fiyat artışlarının maliyetlerle doğru orantılı olduğunun altını çizen Firuz Bağlıkaya, “Burada en masum olanlar, bu fiyatları uygulamak zorunda kalanlardır. Yerli turist için fiyatın fazlalığı rekabet ettiği ülkelerle ilgili. Erken rezervasyondan yeteri kadar yararlanılmadığını düşünüyorum. Alman, kasım ayında paketini satın alıyor. Onu taksitle az ödüyor. Erken rezervasyon bizim için çok kritik bir şey. Otellerin, seyahat acentelerinin planlama yapması için önemli. Türkiye’de kasım, aralık ayında satın alıyorsun 12 taksit. Böyle almazsanız temmuzda, ağustosta bunun 3 mislini alırsınız” diye konuştu.

"İç turizm hareketli olmalı"
İç turizm hareketi kuvvetli olmayan ülkelerin dış turizm hareketinin de iyi olmadığını vurgulayan Bağlıkaya, “Biz kendi vatandaşımızı seyahat ettiremiyorsak, dışarıya yaptığımız hiçbir şeyin sürdürülebilir olması mümkün değil. Bunun için devlete sektöre düşen şeyler var. Otellerin yerli kontenjanı için vergi indirimi yapılabilir, KDV alınmayabilir. Gergin bir ülkeyiz tatil yapmak zorundayız” açıklamasını yaptı.
Turizm yatırımcıları, turizm profesyonelleri, ulusal ve yerel basın temsilcileri, influencer’lar, STK temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı panelde; Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar “Antalya ve Turizm” konusunu Mesut Yar ile masaya yatırdı. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya ise Mesut Yar ile ’Türkiye ve Turizm’ konulu bir oturum gerçekleştirdi.
Sherwood Resorts & Hotels YKB Hasan Ali Ceylan ve Gloria Otelleri Yönetim Kurulu Üyesi/ATSO Başkan Yardımcısı Fatih Kabadayı “Resort Turizmi” oturumunda Mesut Yar’ın sorularını yanıtladı. Etkinlikte ayrıca “Havacılık ve Turizm”, “Turizm Sektöründe İnsan Kaynakları ve Eğitim” konularında oturum gerçekleştirildi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.08 15:03:49
Son Düzenlenme Tarihi :





Tarihi binanın Hollandalı sahibi öldü, mahalle muhtarı gördüklerine inanmakta zorlandı

Antalya’da Hollandalı sahibinin ölümünün ardından madde bağımlısı kişiler tarafından mesken edilen 3 katlı binada bulunan tüm eşyalar talan edildi. Hollandalı ev sahibinin hatıralarının yere saçıldığı binaya giren mahalle muhtarı ise gördüklerine inanmakta zorlandı. Yaşananlara isyan eden Muhtar H..

Antalya’da Hollandalı sahibinin ölümünün ardından madde bağımlısı kişiler tarafından mesken edilen 3 katlı binada bulunan tüm eşyalar talan edildi. Hollandalı ev sahibinin hatıralarının yere saçıldığı binaya giren mahalle muhtarı ise gördüklerine inanmakta zorlandı. Yaşananlara isyan eden Muhtar Halil Ay, "O kadar kötü bir durumdaki içim acıdı, ben bu evin eski halini biliyorum. Evi tarumar etmişler, ev kimsesiz kaldı" sözleri ile gördüklerini anlattı.
Muratpaşa ilçesi Haşim İşcan Mahallesi 1301 sokak üzerinde bulunan 3 katlı tarihi binanın sahibi Hendrik Wansink bir süre önce hayatını kaybetti. Hollandalı adamın hayatını kaybetmesinin ardından tarihi bina adeta sahipsiz kaldı. Mahalle muhtarının kapısına kilit alarak koruduğu binanın duvarından aşarak içeri giren madde bağımlısı kişiler, binayı adeta kendilerine mesken haline getirdi. Binada bulunan tüm eşyaların etrafa saçıldığı, yerlerde onlarca çöp biriktiği görüldü. Binanın hemen yanında bulunan başka bir metruk bina ise kısa bir süre önce çıkan yangında yanarak kullanılamaz hale geldi. Yanan binanın içerisinde tonlarca çöp biriktiği görüldü.

Muhtarı Halil Ay gördüklerine inanmakta zorlandı
Vatandaşlardan gelen şikayet üzerine kilitlediği binaya giren Mahalle Muhtarı Halil Ay ise gördüklerine inanmakta zorlandı. Polis ekipleri eşliğinde girilen binada içeride madde bağımlısı kişilerin olduğu görüldü. Polis ekipleri tarafından binadan çıkarılan şahıslar, ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Odalarda yapılan incelemede tüm eşyaların etrafa saçıldığı ve binanın içerisinin adeta savaş meydanını aratmadığı görüldü.

"O kadar kötü bir durumdaki içim acıdı"
Haşim İşcan Mahalle Muhtarı Halil Ay, “Ne yazık ki bu metruk evler bizim hemen hemen her sokağımızda var. Burası 2.5 yıldır böyle duruyor. Bu evin yanındaki 2 evde metruk, orada yaşayanlar buraya da gelmiş. Bu ev çok güzeldi, Hollandalı sahibi öldükten sonra madde bağımlıları buraya gelmiş. O kadar kötü bir durumdaki içim acıdı, ben bu evin eski halini biliyorum. Evi tarumar etmişler, ev kimsesiz kaldı. Biz birilerini gönderiyoruz birileri geliyor. Vatandaşlarımız bizi arayarak neden bir şey yapmıyorsunuz diyor. Ama bu sadece benim yapabileceğim bir şey değil. Yetkililerimiz gerekeni yapacaktır ama hızlandırılması lazım. İlla burada yangın mı çıkması gerekir, birisi mi ölmesi gerekir. Biz mahallemizde çok metruk ev yangını gördük. Bir an önce burası sağlam hale gelsin, kim sahiplenecekse sahiplensin. Burası milli servet, çok büyük tehlike var. Birisi zarar görmeden buraların yapılması lazım. Buralar Antalya’nın gözbebeğidir. Bu evlerin bu kadar sahipsiz olması içler acısıdır. Ben görevimi en iyi şekilde yapıyorum benim de içim acıyor” dedi.

"Çatıdan giriyorlar, Hollandalı sahibi öldüğü için gelen giden yok"
Mahallede oturan Nermin Tekin ise yaşanılanlardan dolayı rahatsız olduğunu belirterek, “Her şeyden önce çöplerden rahatsızlık duyuyorum. Yıkık evler her an başımıza bir şey düşebilir, burada ne kendimizi ne de araçlarımızı koruyabiliriz. Çatıdan giriyorlar, Hollandalı sahibi öldüğü için gelen giden yok. Ev param parça olmuş, hiçbir önlem alınmıyor. Bu ev o kadar güzeldi ki pırıl pırıldı, geldiği son durum çok kötü. İlla burada birisi mi ölmelidir. Madde bağımlısı kişilerin yeri olmuş, evin bu hale gelmesine inanamıyorum. Ben karşıda oturuyorum, gözetleniyoruz. Başımıza bir şey gelir diye korkuyoruz” sözlerine yer verdi.

"Başım belaya girmesin diye müdahale de edemiyoruz"
Eve sürekli birilerinin girip çıktığını belirten Lale Saraçoğlugil, “Arabamı çiziyorlar, burada çöpler var. Bütün mahalle mücadele ediyoruz. Başım belaya girmesin diye müdahale de edemiyoruz. Ben 50 yıldır burada yaşıyorum. Biz müdahale ediyoruz ama bir yere kadar müdahale ediyoruz. Benim camım kırılsa çok pahalı” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.17 10:58:19
Son Düzenlenme Tarihi :