SON DAKİKA

logo

Amerikalı dağcının durumu iyiye gidiyor

Mersin’in Anamur ilçesindeki Morca Mağarası’nda bin 40 metre derinlikte mide kanaması geçiren ABD’li bilim adamı Mark Dicky için tahliye çalışmaları devam ederken dağcının durumunun iyiye gittiği öğrenildi.
Anadolu Speoloji Grubu Derneği’nin (ASPEG) organizasyonunda Anamur ilçesi Sugözü Mahallesi’ndeki Morca Mağarası’nda araştırma yapan 4 ABD, 4 Türk, 4 Romanya ve 1 Macaristan vatandaşından oluşan ekipte yer alan bilim adamı ABD’li Mark Dicky, 3 Eylül’de bin 40 metre derinlikte mide rahatsızlığı geçirdi.
Dicky’in ekip arkadaşları, durumu yetkililere bildirip, yardım istedi. Bölgeye AFAD, AKUT ve UMKE ekipleri sevk edildi. Ekiplerin iletişime geçtiği Dicky, ilaçlarını kullandığını, durumunun iyi olduğunu belirtip, yardım talebini geri çekti. Ancak ekipler, tedbiren Dicky’e ulaşmak için çalışmalarını sürdürdü. Bölgeye, doktorların da aralarında olduğu profesyonel mağaracılar geldi. Doktorlar, Dicky’in bulunduğu alana indi. Bin 40 metre derinlikte tedavisine başlanan Dicky’e, 4 ünite kan verildi. Uygulanan tedaviye olumlu yanıt veren Dicky, ayağa kalktı.
Mağaradan tahliye başlarken AFAD Arama Kurtarma Daire Başkanı Recep Şalçı, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Şalcı, bölgedeki çalışmaların iyi gittiğini, Dickey`in tedaviyle kendisini toparladığını söyledi.
Tahliye hazırlıkları yaptıklarını belirten Şalcı, "Hasta bugün tahliye edilecek duruma geldi. Tedavi devam ederken biz de iletişim hatlarını ve kurtarma sistemlerini döşedik. Mağaracılıkta 1000 metre derin yer, zor bir iş. Bu mağaradaki kurtarma, dünyanın en zor 5 kurtarmasından biri. Çok ciddi tecrübe istiyor. Çalışmaları AFAD koordinasyonunda Avrupa’daki 8 ülkeden toplamda 196 mağara arama kurtarmacıyla yapıyoruz. Hedefimiz, bugün tahliyeyi başlatmak. Bu çok hızlı değil, yavaş yavaş olacak çünkü hastanın durumu hızımızı belirleyecek. Bazı yerlerde dinlendireceğiz bazı yerlerde ise hızlandıracağız. Mağara çok dar ve komplike bir yapı. Bu yüzden tahliye uzun sürebilecek. Umuyoruz ki 3-4 gün içerisinde tahliyeyi tamamlayacağız" dedi.
Macaristan Kurtarma Ekibi Koordinatörü Miklos Nyerges ise çalışmaların yoğun bir şekilde sürdüğünü söyledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.09 17:29:57
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






10 arıcı ile başladığı girişimcilik hikayesine 5 bin sözleşmeli arıcı ile devam ediyor

Ulusal ve uluslararası 63 farklı ödüle layık görülen kadın girişimci Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, 10 arıcı ile başladığı girişimcilik hikayesine 5 bin sözleşmeli arıcı ile devam ediyor.
Türkiye’nin En Güçlü 50 İş Kadını listesinde BEE’O Propolis Kurucusu ve Genel Müdürü Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı da yer aldı. Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, gıda yüksek mühendisi ve ayrıca biyolog olup aynı zamanda Türkiye’nin ilk ve tek yerli propolis üreticisi BEE’O’nun kurucuları arasında yer alıyor. 1996 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar arı ürünleri sektöründe yönetici olarak çalıştı. 2006’da yüksek lisans öğrenimini İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü’nde tamamlayarak, yüksek lisans tezini “Balda Orijin Tespiti” üzerine yazdı. Arı ürünleri alanında pek çok ulusal ve uluslararası proje gerçekleştiren Samancı, 2013 yılında, kendi ürettiği propolis özütü ile 5 yaşındaki oğlunun bağışıklık sistemi sorununu çözdükten sonra girişimciliğe adım atarak kendi şirketini kurdu.

Oğlunun bağışıklık sorununa çare aradığı dönemde arı sütü ile tanıştı
Oğlunun bağışıklık sorununa çare aradığı dönemde propolis ve arı sütü ile tanıştığını ifade eden kadın girişimci Samancı, “Oğlum 11 aylıktan itibaren 2 ayda bir yüksek derecede ateşleniyordu ve sürekli antibiyotik vermek zorunda kalıyorduk. 5 yaşına geldiğinde antibiyotiklerden dolayı çok kötü bir alerji gelişti ve tedavisi de yoktu. Doktor oğlumun bağışıklığının aşırı düşük olduğunu belirtti. Bunun üzerine bilimsel çalışmaları ve tıbbi yayınları araştırmaya başladım. Propolis ve arı sütünün dünyanın her yerinde bağışıklığı doğal yollarla güçlendirmek için kullanıldığını, sık tekrarlayan enfeksiyonlara karşı kullanıldığını gördüm. Ama Türkiye’de üretilmediğini ve Çin’den geldiğini öğrenince öncelikle oğlum için kendim üretmeye karar verdim. 6 ay kendi ürettiğim propolis özütü ve arı sütünü kullandıktan sonra oğlumda ne ateş ne alerji kalmıştı ve bağışıklığı da artmıştı. Bu şifayı görünce tüm annelere ulaştırma hayaliyle yola çıktım. Türkiye’de daha önce üretilmeyen propolisi yine Türkiye’de ilk kez ’Sözleşmeli Arıcılık’ modeli ile üretmek ve proses yöntemini geliştirerek insan tüketimine uygun hale getirmek için sevgili eşim Ziraat Yüksek Mühendisi Taylan Samancı ve değerli hocam Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ile birlikte 2013 yılında Ar-Ge projesiyle firmamızı İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent’te kurduk” sözlerine yer verdi.

Ulusal ve uluslararası 63 farklı ödüle layık görüldü
Ulusal ve uluslararası 63 farklı ödüle layık görülen kadın girişimci Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, 10 arıcı ile başladığı girişimcilik hikayesine 5 bin sözleşmeli arıcı ile devam ettiğini ifade ederek, 10 bin 500 metrekarelik tesisi 200’ün üzerinde çalışanı 5 bin sözleşmeli arıcısı ve 550 bin arı kovanı ile Türkiye’nin en büyük propolis, arı sütü, polen, arı ekmeği ve ham bal üreticisi konumuna geldiğini belirtti.

Satılan her ürünün 1 TL’sini arıcılara
Uyguladıkları "Sözleşmeli Arıcılık" modelinin Türkiye’de ilk ve tek olduğunu belirten Dr. Tanuğur, “Sözleşmeli arıcılık ile kontrollü şartlarda, kovandan sofraya izlenebilir arı ürünleri üretimi sağlanmaktadır. Uzman ekibimizde yer alan ziraat mühendisleri ve arıcılık uzmanları kontrolünde, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yer alan arıcılarla bire bir çalışılmakta, onlara eğitim ve malzeme desteği verilmektedir. Her bir arıcının ürettiği ürünleri olarak hangi rakamdan alacaklarının taahhüdü de verilerek adil ticaret sağlanmaktadır. Sözleşmeli arıcılarımızdan topladığımız propolis, İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent’te geliştirdiğimiz Ar-Ge yöntemi ile özütlenerek inovatif katma değerli yeni ürünlere dönüştürülmektedir. Ayrıca, yürütülen sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde, satılan her ürünün 1 TL’sini arıcılara daha modern ekipmanlarla üretim yapmalarını sağlamak ve arıcılığın sürdürülebilirliğine katkıda bulunmak için bir fonda toplanmaktadır. Böylece, ülkemizde arıcılığın gelişimi ve sürdürülebilirliğine katkıda bulunulmaktadır” dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.14 13:50:35
Son Düzenlenme Tarihi :





Enkaza dönen kentte kaybolan köpeğini arıyor, bulana ödül var

Depremin vurduğu Hatay’ın Defne ilçesinde yaşayan Ceylan Karaçaylı, 13 yıllık golden cinsi ’Safir’ isimli köpeğini enkaza dönen şehirde sokak sokak gezerek ve duvarlara astığı afişlerle arıyor.
Depremler sonrası Hatay’da binlerce vatandaş çadır ve konteyner kentlerde yaşamaya başladı. Defne’de yaşayan Ceylan Karaçaylı ve ailesi de ilçede bulunan Uğur Mumcu Parkı’na kurdukları çadırda yaşamlarını sürdürmeye başladı. Ailenin 13 yıldır yanında olan ve ‘Safir’ ismini verdikleri golden cinsi köpek de deprem sonrası aile ile birlikte yaşamaya devam ediyordu. Karaçaylı’nın ’evladım’ dediği ’Safir’, 29 Haziran’dan itibaren kayboldu. Aile, enkaza dönen şehirde sokak sokak gezerek ve duvarlara astıkları afişlerle aramalarını sürdürüyor. Karaçaylı, köpeğini bulana veya geri getirene ödül vereceğini belirtti.

“Gören, duyan, bilen rabbimin rızası için haber versin”
Gören vatandaşlardan umutla haber beklediğini dile getiren Karaçaylı, "Bizim evladımız o. 13 yıldır, 2 aylıktan beridir bizde olan bir bebeğimiz. Ayın 29’unda Uğur Mumcu Parkı’nda bizim çadırımız bu bölgede, buhar olup uçtu. Bu hayvanı gören, duyan ve bilen bir rabbimin kulu yok. Her arayanın ihbarına gidiyoruz ve devam da edeceğiz. Ödülü de var. Gören, duyan, bilen rabbimin rızası için haber versin. Biz zaten afiş asıyoruz her tarafa numaramız mevcut. O numaralardan bize ulaşırlarsa çok seviniriz” dedi.

“Şu an bu şehirde aramak çok çok zor”
Safir’i bulana ödül de vereceklerini ve enkaza dönen şehirde aramanın zor olduğunu ifade eden Karaçaylı, “Hayvanları seven birisi aldıysa da lütfen bize geri getirsin. Golden 13 yaşında, çipli, kuyruğunda hafif bir kırık var, yaşından dolayı yüzünde beyazlama var, adına çok tepkili ve ismini Safir olarak biliyor. Lütfen ona kemik vermeyin, o yaşından dolayı kemik yiyemez. Onu bize lütfen geri getirin. Şu an bu şehirde aramak çok çok zor. Ödül için rakam vermek istemiyorum ama öyle küçümsenecek bir rakam değil benim içinden geçen” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.10 20:29:04
Son Düzenlenme Tarihi :