SON DAKİKA

logo

Vicdansızlar bunu da yaptı, SMA hastası çocukların nefesine göz diktiler

Dolandırıcıların sosyal medyada SMA hastalığı bulunan çocuklarının fotoğraflarına kendi IBAN’larını koyup yardım toplamaya çalıştığını gören SMA aileleri duruma tepki gösterip şikayette bulundu. Antalya SMA ve Genetik Hastalıklarla Mücadele Derneği Başkanı Kamile Kurt, “Bu çocuklar nefes alamayan,..

Dolandırıcıların sosyal medyada SMA hastalığı bulunan çocuklarının fotoğraflarına kendi IBAN’larını koyup yardım toplamaya çalıştığını gören SMA aileleri duruma tepki gösterip şikayette bulundu. Antalya SMA ve Genetik Hastalıklarla Mücadele Derneği Başkanı Kamile Kurt, “Bu çocuklar nefes alamayan, makinelerle nefes alabilen çocuklar. Bu makinelerin ücretleri de çok pahalı. Bu çocukların aldığı nefese göz dikmek vicdansızlıktan da öte” diyerek dolandırıcılara öfke kustu.
SMA hastası çocuklarının nefes alabilmelerini sağlayan cihazları ve ilaç tedavilerini sağlayacak kampanyalara gözlerini diken dolandırıcılar, çocukların fotoğraflarının altına kendi IBAN’larını yazarak sosyal medyada para toplamaya çalıştıkları ortaya çıktı. Durumu fark eden aileler ise valilik onaylı kampanyalarının, kimliği belirsiz kişilerce farklı IBAN’la paylaşıldığını görünce duruma tepki gösterdi. Aileler, hastalıktan dolayı hayatını kaybeden, hatta gerekli miktarı toplanan parayla şuanda yurt dışında tedavi gören çocukların dahi fotoğraflarını paylaşarak yardım talep eden şahısları şikayet etti.

“Valilik izinli IBAN dışında hiçbir yere para yardımı yapılması uygun değil”
22 yaşındaki kızını SMA hastalığından dolayı kaybeden Antalya SMA ve Genetik Hastalıklarla Mücadele Derneği Başkanı Kamile Kurt, bu durumun sıklaştığını ve defalarca şikayette bulunduklarını anlattı. Kurt, “Vefat eden çocuklarımızın fotoğraflarını alıp altına kendi IBAN’larını koyarak sosyal medyadan para topladıklarına da defalarca şahit oldum. Şuanda yardım toplanan çocuklarımızın da altına yine kendi IBAN’larını koyup paylaşıyorlar. Bu da halk arasında SMA ailelerine olan güveni zedeliyor. Ailenin kesinlikle bundan haberi olmuyor. Haberleri olduğunda bize ulaşıyorlar ve gerekli yerlere şikayette bulunuyoruz. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Valilik izinli İBAN dışında hiçbir yere para yardımı yapılması uygun değil. Zaten çocukların kendi sayfalarında valilik izni sorgulama butonları var. Oraya bastıkları zaman valilik sitesinden bu sorgulanabiliyor. Mutlaka bunu yapsınlar ve her İBAN’a göndermesinler” dedi.

“Bu art niyetli kişilerle aileler savaşmakta ama biz yetersiz kalıyoruz”
Yaşananlara örnekler vererek devam eden Kurt, “Antalya’da örneğin Aybars bebeğimizin çok şükür kampanyası tamamladı ve şuanda Dubai’de tedavi olmakta. Ancak son 1 aydır Aybars haberi olmadan bir kadın profilinde Aybars adına para topluyor. Ne ailenin haberi var ne bizlerin. Bunu fark edince CİMER ve bilişim suçlarına şikayette bulunuldu. Bunun daha iyi bir şekilde kontrol edilip üzerine düşülmesi gerekiyor. Çünkü sadece bu değil, 1 yıl önce kaybettiğimiz bir bebek adına da yardım toplamaya çalışan şahıslar oluyor. Maalesef ki bu art niyetli kişilerle aileler savaşmakta ama biz yetersiz kalıyoruz” diye konuştu.

“Vicdansızlıktan öte”
Son olarak dolandırıcılara seslenen Kurt, “Bu çocuklar nefes alamayan, makinelerle nefes alabilen çocuklar. Bu makinelerin ücretleri de çok pahalı. Bu çocukların aldığı nefese göz dikmek vicdansızlıktan da öte” diyerek tepkisini dile getirdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.05 14:59:57
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Asansör periyodik bakım ve onarım hizmeti alınacaktır

ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

12 AYLIK ASANSÖR PERİYODİK BAKIM VE ONARIM HİZMET ALIMI hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.

ilan.gov.tr’de yer alan duyuruya göre İhale 29.03.2023 - 10:00'da: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi E Blok /İhale Salonu adresinde yapılacaktır. * DETAYLAR İÇİN TIKLAYIN



Kaynak : BİK.GOV.TR
Ekleme Tarihi : 2023.03.14 20:54:17
Son Düzenlenme Tarihi :





"Çay kaşığı ile verir gibi yapıp kepçeyle geri aldılar”

Saadet Partisi Demre İlçe Teşkilatı ülkemizde yaşanan ve vatandaşlara zor günler yaşatan ekonomik sıkıntılara ilişkin basın toplantısı düzenledi. 
Çok sayıda vatandaş ve teşkilat mensubunun katıldığı basın açıklamasında milyonlarca insanın muzdarip olduğu konular ele alındı.
"Çay Kaşığı ile Verir Gibi Yapıp Kepçeyle Geri Aldılar /Almaya Devam Ediyorlar" diyen Saadet Partisi Demre İlçe Başkanı Nuri Tural, "Sözde fahiş fiyatlarla mücadele ettiklerini söyleyenler, en fahiş vergi zamlarını yine kendileri yapıyorlar." ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Demre İlçe Başkanı Nuri Tural açıklamasında şunları söyledi: " Yılın ilk yedi ayını, seçim sonrasının ilk iki ayını geride bıraktık. Üç ay sonra da Cumhuriyetimizin 100. yılını idrak etmiş olacağız.
Çok iyi hatırlıyorsunuzdur. Seçimden önce, iktidarın sürekli tekrar ettiği bir sloganı vardı. 21. Yüzyıl “Türkiye Yüzyılı” olacak. Ancak, seçimlerden hemen sonra bambaşka bir süreç yaşıyoruz. Yaşadığımız bu süreçteki gelişmeler şunu göstermektedir:
Bu yıl, “ZAM YILI”, “VERGİ YILI” ve “ENFLASYON YILI”, en önemlisi “BELİRSİZLİKLER YILI” olacak. Demokrasi tarihimizde Milletimizin zihinlerine öyle kazınmış olacak.
Başta ekmek olmak üzere temel gıda maddelerine gelen zamlar; enerji ve akaryakıt ürünlerine gelen zamlar;. Tüm ulaşım hizmetlerine gelen zamlar; şuna zam, buna zam, ona zam… Önündeki kelime değişiyor, ardından gelen zam kelimesi ise hiç değişmiyor. Zam kavramı milletimizin üzerine çökmüş adeta bir “karabasan” haline geldi maalesef.
ÇAY KAŞIĞIYLA VERİP, KEPÇEYLE GERİ ALDILAR
İktidarın söylemleri ile yaptıkları arasındaki makas her geçen gün daha çok açılıyor.
- Sözde fahiş fiyatlarla mücadele ettiklerini söyleyenler, en fahiş vergi zamlarını yine kendileri yapıyorlar.
- Sözde faize karşı olduklarını söyleyenler, hem faiz oranlarını insafsızca yükseltiyorlar hem de faizci rantiye kesimine ödenen miktarı sürekli artırıyorlar. Unutulan nass hükümleri ise hala bir tarafta duruyor.
- Sözde IMF’den kurtulduk diye algı politikası uygulayanlar, IMF’den daha beter, daha acı reçeteler uyguluyorlar. Uyguladıkları yanlış ve verimsiz politikaların bütün yükünü de dar gelirlinin sırtına yükleyerek.
- Bu arada, sözde “enflasyonun boynu” da seçimden sonra kırılacaktı; ancak enflasyon yeniden şahlandı, isabetsiz politikalarla daha da palazlanan enflasyonun boynunun kırılması daha da güç hale getirildi. 
Sonuçta Merkez Bankası enflasyon tahminlerini “güncelledi”, şimdilik %61 olarak tespit etti. Yarın nasıl bir tespitte bulunacağını hep birlikte göreceğiz. Yapılan ve insafla bağdaşmayan akaryakıt zamlarının maliyet etkilerinin ne kadar olacağı ise henüz belli değildir.
Seçim döneminde 20 tl olan mazot bugün itibarıyla 40 tl olmuştur
ÇİFTÇİNİN ÜRETEMEZ DURUMA GELMESİ SÜRPRİZ OLMAZ
Başta enflasyon olmak üzere ekonomide 2023 öngörülerinin hiçbiri tutmayınca, şimdilerde artık iyileşme için 2025 ve sonrası işaret edilmeye başlandı.
Kira fiyatları ortada, çarşı-pazarın durumu ortada! Yani, durum gayet açık ve net. Durumu vatandaşlarımızın takdirlerine bırakıyorum.
Söz gelimi, Büyükşehirlerde 8 ila 10 bin, diğer şehirlerimizde ise 5-6 bin lira kira yardımı muhakkak verilmelidir.
Kötü ekonomi yönetimi artık toplumun huzur ve barışını da bozar hale gelmiştir.
Her gün bir başka yerden ev sahibi-kiracı tartışması, alacak verecek kavgası haberlerini duyuyoruz, okuyoruz. Arkası yazılan çek ve senetler her gecen gün hızla artmaktadır
Yanlış dış politika, ardından hatalı göç politikası ve üstüne bir de yanlış iç güvenlik politikaları eklenince sokaklar güvensiz hale gelmiştir. İnsanımız  endişelidir, tedirgindir. Ülkede gittikçe artan bir karamsarlık  havası oluşmaktadır.
Biz Milli Görüş Hareketi olarak ilk adımımızı “Önce Ahlak ve Maneviyat” diyerek atmış bir siyasi hareketiz.
Yarım asrı aşkın bir süredir ahlaki ve manevi değerlerimizin önemini her daim vurguluyoruz. Bugün yaşadığımız problemlerin temelinde, yine ahlaki ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesi yatmaktadır.
Maalesef en tepeden en alt kademelere varıncaya dek bir bozulmuşluk, bir kokuşmuşluk söz konusu.. Rüşvet ve yolsuzluk adeta kanıksanmış, uyuşturucu meselesi bir kangrene dönüşmüş, mafyalar ülkemizde cirit atar hale gelmiştir. Veya bir takım mihraklar tarafından bilinçli şekilde bu hale getirilmiştir.
İktidar, en ufak bir eleştiriye dahi tahammül edemezken, en cılız sesle dile getirilen hak taleplerini en sert şekilde sustururken, köyünü, ağaçlarını koruyan insanlara TOMA’larla, biber gazıyla en ağır şekilde müdahale ederken; diğer tarafta belinde silah, elinde uyuşturucu paketleri olan gruplar elini kolunu sallayarak sokaklarda, aramızda gezer hale gelmektedir.
Ama işte biz burada, milletimizin problemlerini ve bunlara dair çözüm tekliflerimizi dile getirmeye devam ediyoruz ve getirmeye de devam edeceğiz.
Ülkemizin problemleri bir bütündür. Dolayısıyla çözümler de bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
İlk adım; “Önce Ahlak ve Maneviyat” olmalıdır. Siyasi hayatımızdan iş ve toplum hayatımıza varıncaya dek her sahada ahlaki ve manevi değerlerimiz esas alınmalıdır. Toplumsal ahlak ve sorumluluk bilincini geliştirmemiz ve yerleştirmemiz gerekmektedir.
Ardından “Üretim ve İstihdam Odaklı” yatırımlara öncelik verilmeli; en önemli kaynağımız olan insan kaynağımız başta olmak üzere kaynaklarımızın israfına bir an evvel son verilmelidir.
Gençlerimizi işsiz bırakan hatalı eğitim ve ekonomi anlayışı son bulmalı; ülkemiz genelinde “Hızlı ve Yaygın Kalkınma Hamleleri” başlatılmalı, “Nitelikli Eğitim”e ağırlık verilmelidir.
Tarım, acilen bir “milli güvenlik meselesi” olarak ele alınmalı; üreticimiz, çiftçimiz, besicimiz mutlaka desteklenmelidir. Maliyet artışları altında ezilmesine engel olunmalıdır.
Tüm bunları gerçekleştirebilmek için kuşkusuz ehliyet ve liyakat sahibi insanlarımızın önünün açılması gerekir; partizanlığa, adam kayırmaya derhal son verilmesi gerekir.
Unutulmamalıdır ki, yoksulluğu bitirebilmenin ilk şartı yolsuzlukların kökünü kazımaktır! Bu da ehliyet ve liyakat sahibi kadrolarla olur.
Herkes bilir ki, bir yerde yoksulluk hızla artış gösteriyorsa, orada “sistematik bir yolsuzluk düzeni” hâkimdir ve siyasetle özdeşleşen bir yönü vardır.
 “Yaşanabilir ve Yeniden Büyük Türkiye’yi inşa etmenin yolu işte buralardan geçmektedir. Ardından  “Şahsiyetli Bir Dış Politika” gelir ki o da “Adil ve Yeni Bir Dünya’nın kurulabilmesi için gerekmektedir.
Saadet Partisi olarak bizler, her zaman iktidarı ve sorumluları uyardık, bugün de uyarıyoruz. Yarın da uyarmaya devam edeceğiz.
İnsanımızın haklı talep ve beklentilerinin destekçisi, verilen sözlerin, yapılan işlerin doğru, verimli ve gerekli olup olmadığının  takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
* SP Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.13 15:35:56
Son Düzenlenme Tarihi :