SON DAKİKA

logo

Minibüsün park halindeki kamyona ok gibi saplandığı kaza kamerada: 2 ölü, 9 yaralı

Antalya’nın Serik ilçesinde tur minibüsünün park halindeki kamyona arkadan çarpması sonucu yaşanan trafik kazasında ilk belirlemelere göre 2 kişi öldü, 9 kişi yaralandı. Minibüsün kamyona ok gibi saplandığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza gece saat 01.00 sıralarında D 400 kara yol..

Antalya’nın Serik ilçesinde tur minibüsünün park halindeki kamyona arkadan çarpması sonucu yaşanan trafik kazasında ilk belirlemelere göre 2 kişi öldü, 9 kişi yaralandı. Minibüsün kamyona ok gibi saplandığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza gece saat 01.00 sıralarında D 400 kara yolu üzerinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre Hamit Şahin idaresindeki 31 ZF 009 plakalı tur minibüsü, Akçaalan Mahallesi’nde yolun sağ tarafında park halinde bulunan 33 N 5063 plakalı kamyona arkadan çarptı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve kurtarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede henüz ismi belirlenemeyen 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi, yaralanan 9 kişi ise olay yerindeki müdahalenin ardından hastanelere sevk edildi.

Kamyona ok gibi saplandı
Kaza anı çevredeki iş yerlerinden birinin kamerasına saniye saniye yansıdı. Park halindeki kamyona hızla gelen minibüsün arkadan çarptığı anlar kayda girdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.03 15:56:06
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bir dakikada 30 milyonluk birikimleri enkaz oldu

Hatay’da yaşayan 51 yaşındaki 3 çocuk babası esnaf Levent Hallum, 30 milyona yakın birikimini depremde bir dakika içinde kaybetti. Evi ve iş yerinin enkazına giren Hallum, "Her gün çocuklarımı sarıp koklayabiliyorum o bana yeter, tek dileğim topraklarımda ölmek" dedi.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler, 11 il içinde en büyük yıkımı medeniyetler şehri Hatay’da meydana getirdi. Defne Elektrik Mahallesi’nde yaşayan Hallum, 3 çocuğu ve eşiyle depremi burunları bile kanamadan atlattı. Buna rağmen Hallum’n Defne ve Antakya olmak üzere 3 dükkanı ve 6 dairesi ağır hasar aldı ve kullanılamayacak duruma geldi. Ailesinden 12 kişiyi toprağa veren Levent Hallum, depremin ardından Mersin iline yakınlarının yanına taşındı. Sık sık doğup büyüdüğü Hatay’a gelen Hallum, enkaza dönen 30 yıllık birikimlerini görünce derin bir üzüntü yaşadı. Ailesine sarılabilmesinin en büyük tesellisi olduğunu dile getiren Levent Hallum’un tek isteği yeniden doğup büyüdüğü topraklarda yaşamak.

12 akrabasını kaybetti
Depremden birkaç dakika önce su içmeye kalktığını, sarsıntının başladığını anlatan Hallum, “Kızlarım kapıyı açtı, oğlumu uyandırdım. Aşağıya inmedik, dama çıktık. Damda yerimizde duramıyorduk, gelen uğultunun ardından tüm binalar arka arkaya yıkılmaya başladı. Kıyamet koptu, bomba atmış gibi. Hiçbir yer sağlam kalmadı. Allah’a binlerce şükür bize ömür verdi. Binamız ağır hasarlı oldu. Depremde 12 akrabamı kaybettim” dedi.

"30 milyona yakın kayıp"
Kasap ve kebap üzerine işletmelerinin olduğunu dile getiren Hallum, "Hatay’ın sayılı esnaflarındandım. 6 dairem 3 dükkanım gitti. Maddi zararım 30 milyona yakın ama Allah’tan gelen bir şey. Bizim tek dileğimiz Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun, yapılaşmada bize yardım eder ayaklanırız. Hatay halkı olarak biz memleketimizden gitmek istemiyor kendi topraklarımızda yaşamak istiyoruz. Mersin bize kucak açtı ama kendi topraklarımızı istiyoruz" diye konuştu.

"Depremden 1 dakika önce kral gibiydim"
Çocuklarını sarabilmenin en büyükse serveti olduğunu dile getiren Hallum, "Zengin kardeşlerim vardı durumları kötü, birçok arkadaşım vefat etti. Dükkanımın bulunduğu apartmanda 76 kişi hayatını kaybetti. Ben binadan burnum kanamadan indim, her gün çocuklarımı sarıp koklayabiliyorum o bana yeter. Benim tek dileğim kendi topraklarımda ölmek. Depremden önce kral gibi yaşarken, eşime dostuma yardım ederken hiçbir şekilde kimseyi kapımdan geri çevirmedim. Allah razı olsun herkese yardım ediyorduk ama şimdi bu duruma düştük. Yolda bulduğum kaba bile ihtiyacım var" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.30 17:29:17
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’da 50 metrekare alanda 60 bin "terminatör" böcek üretiliyor

Antalya Bölge Müdürlüğü Biyolojik Mücadele Laboratuvarında üretilen ve ağaçlara zarar veren çam kese böceklerinin doğal düşmanı olan "terminatör böcek"lerin doğaya bırakılmasına başlandı. Çalışanların alerjiye karşı tulum giyip maske takarak görev yaptığı merkezde yılın sadece 2 ayında üretim yapılıyor. Kısıtlı zaman diliminde günde bin, 2 ayda ise 60 bin terminatör böceğin üretimi tamamlanıyor.
Antalya Orman Bölge Müdürlüğünün Döşemealtı ilçesinde bulunan Biyolojik Mücadele Laboratuvarında, ormanlara zarar veren böceklerin başında yer alan Thaumetopoea Pityocampa (çam kese böceği) ile mücadelede kullanılan ve ’terminatör böcek’ olarak bilinen Calosoma Sycophanta’nın üretimine başlandı. Laboratuvarında 3’ü mühendis olmak üzere toplamda 6 kişi üretim aşamasında görev alıyor. Üretim çerçevesinde doğadan toplanan anaçlar, içerisinde toprak bulunan yetiştirme kaplarına alınarak yumurta oluşumu bekleniyor. Ardından ise 4 gün sonra yumurtala toplanarak başka bir kaba alınıyor. Burada oluşan Calosoma Sycophanta’lar 8 gün beslendikten sonra doğada çam kese böceklerinin bulunduğu ağaçların altına bırakılıyor. Antalya’da bulunan 5 laboratuvarda yıl içerisinde 2 ay üretim yapılarak 60 bin Calosoma Sycophanta’nın üretimi yapılıp doğaya bırakılıyor. Çalışanlar ise alerjiye karşı beyaz tulum ve maske takarak çalışıyor.

Daha sağlıklı ormanlar hedefleniyor
Yırtıcı olan terminatör böceğin üretimi ile çam kese böceğinin popülasyonunun artışının önüne geçmek ve daha sağlıklı ormanların tesis edilmesine katkıda bulunuluyor. Biyolojik Mücadele Laboratuvarında görevli Orman Yüksek Mühendisi Gülşen Çıkaran, üretim aşamasını şu sözlerle anlattı:
"Biyolojik Mücadele Laboratuvarında zararlı organizmalara karşı faydalı organizma üreterek doğaya bırakıyoruz. Laboratuvarda 3’ü mühendis olmak üzere 6 kişi görev yapıyoruz. Şu anda çam kese böceği ile mücadele çerçevesinde Calosoma Sycophanta isimli yırtıcı böceği üretiyoruz. Halk arasında ‘terminatör’ böcek olarak biliniyor."

"8 gün sonra larvalar doğaya bırakılmaya hazır hale geliyor"
Laboratuvarın yüzde 65 nem, 23-27 derece sıcaklıkta çalıştığını belirten Çıkaran, "Doğadan toplayıp getirdiğimiz anaçlarımızı burada yetiştirme kaplarına alarak yumurta oluşumunu bekliyoruz. Ardından yumurtalarımızı 2 günde bir olmak üzere her bir ayrı kapta olacak şekilde topluyoruz. Yumurtaları aldıktan sonra 4 gün geçmesini bekliyoruz. 4’üncü günden sonra oluşan tırtılları çam kese tırtılları ile besliyoruz. 8 gün sonra larvalar doğaya bırakılmaya hazır hale geliyor. Çam ağaçlarının altına 1-2 tane bırakıyoruz" sözlerine yer verdi.

"Türkiye’de 400 bine yakın üretim yapılıyor"
Antalya’da Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından 5 laboratuvarda üretimin devam ettiğini belirten Çıkaran, "Yaklaşık her yıl 60 bine yakın üretiyoruz. Çam kese böceği ile temas etmemek gerekir. Temas halinde kızarıklar oluşabilir. Çok fazla yayılış alanı var. Türkiye’de 400 bine yakın üretim yapılıyor. Bizde kimyasal mücadele değil, biyolojik mücadele var" dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.28 12:07:32
Son Düzenlenme Tarihi :