SON DAKİKA

logo

Elmalı'da çocuklar TIR'da tıratroya hayran kaldı

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, tiyatroyu çocukların ayağına götürüyor. Antalya Şehir Tiyatroları(AŞT) Tıratro bugüne kadar 6 ilçede 30 bine yakın çocuğu tiyatro ile tanıştırdı. Son olarak Elmalı'ya park eden Tiyatro, 'Elbise var insan yok, insan var elbise yok' adlı kukla tiyatrosunu sahneledi.

    AŞT, sanatın ve tiyatronun toplumsal görevine uygun olarak çocuk, genç ve yetişkinlere yönelik halkın kültür, sanat düzeyi ve bilincinin yükselmesine katkıda bulunmak için çalışmalarını sürdürüyor. Başkan Menderes Türel'in talimatıyla tiyatro ile tanışmayan, izlemeyen, çocuk kalmasın diye yola çıkan Tıratro projesi de başarılı bir şekilde sürüyor. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi, özel, okul öncesi eğitim ve ilköğretim okullarında çocuk ve gençlik tiyatrosu oyunları ile kukla tiyatrosu oyunları 'Tıratro' adıyla 'Tiyatro etkinlik Tırı' ile ücretsiz sahneleniyor.
Sanat dolu günler
İlk Serik'ten yola çıkanTıratro daha sonra Kemer, Demre, Finike, Kumluca ve son olarak Elmalı'da park etti.  Bu haftayı Elmalı'da geçirecek olan Tıratro,  'Elbise var insan yok, insan var elbise yok' adlı kukla tiyatrosunu Elmalılı öğrenciler için sahneledi. Her gün bir başka okulda sabah ve öğlen iki ayrı temsil yapan Tıratro öğrencilere tiyatroyu sevdiriyor. Hayatlarında ilk kez tiyatro ve kukla gören çocuklar hayranlıkla oyunu izlerken ünlü oyuncu Mehmet Özgür'ü de karşılarında görünce mutlulukları daha da artıyor.
30 bin öğrenci
AŞT Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Özgür'ün bizzat ilgilendiği Tıratro etkinliğinde bugüne kadar 51 temsil 30 bine yakın öğrenci tiyatro ile tanıştı. Tıratro Koordinatörü Safinaz Özgür, Turne Amiri Gizem Kutlu, Kuklabazlar, İlker Alemdar, Mehmet Yüksel, Soner Akçay ve Nazlı Selin Yaykın'ın  sahne aldığı oyunu izleyen çocuklar sahne ekibine de yoğun ilgi gösterdi. Kuklalara dokunarak tanımaya çalışan öğrenciler, sanat dolu bir gün geçirmenin keyfini yaşadı. Elmalılı çocuklar Mehmet Özgür ve sahne ekibiyle bol bol fotoğraf çektirdi. 
Yolumuza devam edeceğiz
Tiyatronun çocukların düşünmesine, hayal güçlerinin gelişmesine büyük katkı sağladığını belirten Mehmet Özgür bu kapsamda Başkan Menderes Türel'in sonsuz katkıda bulunduğunu söyledi. Başkan Türel'in kültür ve sanata verdiği öneme de değinen Mehmet Özgür, “Tıratro bizim için çok önemli bir proje. Hayatında tiyatro kelimesini duymayan çocuklarımız vardı. Artık onlarda tiyatroyu öğrendi. Onlara mutlu bir gün yaşatmanın heyecanı ile yolumuza devam ediyoruz. Daha yolumuz uzun. Tüm ilçelere Tıratro'yu götüreceğiz” dedi. *Haber Merkezi


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.03.12 18:52:40
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başrol oyuncusu rahatsızlanınca yerine yönetmen sahneye çıktı

Antalya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın kapalı gişe sahnelenen İstanbul Efendisi oyununda bir ilk yaşandı. Başrol oyuncusu Mehmet Özgür’ün rahatsızlanması üzerine oyunda yönetmen Engin Alkan rol aldı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanarak ‘Bir İstanbul Efendisi’ adlı oyunla hizmete giren Doğu Garajı Kültür ve Ticaret Merkezi içerisinde yer alan Antalya Şehir Tiyatroları (AŞT) büyük sahnesinde bir ilk yaşandı. Perde açtığı ilk günden bu yana kapalı gişe dokuzuncu kez sahnelenen ‘Bir İstanbul Efendisi’ oyunu için hazırlıklarını yapan AŞT Genel Sanat Yönetmeni ve başrol oyuncusu Mehmet Özgür, menüsküs nedeniyle rahatsızlandı. Oyuna çıkamayacağı anlaşılan Mehmet Özgür’e oyunu izlemeye gelen oyunun yönetmeni Engin Alkan destek oldu. Mehmet Özgür’ün yerine oyunun yönetmeni Engin Alkan sahneye çıktı.
Engin Alkan ve sahneye tekerlekli sandalye ile çıkan Mehmet Özgür alkış yağmuruna tutuldu. Mehmet Özgür, Antalyalı tiyatroseverlere teşekkür ederek, “Bir süredir menüsküs rahatsızlığım vardı. Bugün ayağımın üzerine basamaz duruma geldim. Yönetmenimiz Engin Alkan da tesadüfen oyun değerlendirmesi ve izlemek için buradaydı. Kendisine benim yerime sahne aldığı için çok teşekkür ediyorum. Bol alkışlarınız ve bizi her zaman desteklediğiniz için tüm oyunlarımızın kapalı gişe sahnelenmesine vesile olduğunuz için teşekkür ediyorum” dedi.

"Oyunu izlemeye gelmiştim, sizleri geri çevirmemek için böyle bir karar aldım"
Yönetmen Engin Alkan ise, “Tesadüf olarak buradaydım. Oyunu izlemeye gelmiştim. Sizleri geri çevirmemek için böyle bir karar aldım. En son 10 yıl önce oyun oynamıştım. Aklımda kalan kısmıyla oynayacağım. Ne kadar sürçü lisan edersem affedin” ifadelerini kullandı.
Oyunda Savleti Efendi, kızı Esma’yı evlendirmek amacıyla bir damat adayı arayışına girer. Ancak Savleti Efendi’nin gerek yöntemleri, gerekse Esma’ya aşık olan Safi Çelebi’nin çabaları karşısındaki tutumu olayları trajikomik hale getirir.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.01 15:12:42
Son Düzenlenme Tarihi :





Müzik öğretmeninin 1 milyon liralık model araba tutkusu

ANTALYA (İHA) – Antalya’da yaşayan 49 yaşındaki müzik öğretmeni Gökhan Heparslan, 20 yıldır model arabaları biriktiriyor. 600 parçadan oluşan bu tutkusunun onu dünyanın sıkıntılarından uzaklaştırdığını aktaran Heparslan’ın koleksiyonun değeri ise yaklaşık 1 milyon lirayı buluyor. Heparslan, aynı z..

ANTALYA (İHA) – Antalya’da yaşayan 49 yaşındaki müzik öğretmeni Gökhan Heparslan, 20 yıldır model arabaları biriktiriyor. 600 parçadan oluşan bu tutkusunun onu dünyanın sıkıntılarından uzaklaştırdığını aktaran Heparslan’ın koleksiyonun değeri ise yaklaşık 1 milyon lirayı buluyor. Heparslan, aynı zamanda ilkokuldan bu yana çaldığı nostaljik klavyeleri de biriktiriyor.
Model araba tutkusunun nasıl başladığını anlatan müzik öğretmeni Gökhan Heparslan, “Benim çocukluk yaşlarımda oynadığım oyuncak arabalarımı bulmam ve onları bir vitrine dizmemle başladı her şey. Sergileme şekli hoşuma gitti ve biriktirmeye başladım. Daha sonra 20 yılı aşkın süredir biriktirerek sayıyı artırmaya devam ettim. Her şeyden daha önemlisi bu metal arabalar sayesinde çok sayıda dostluklar edindik. Bunlar çok çok daha kıymetli geliyor bana. Bununla ilgili Türkiye çapında buluşmalar yaptık. Bu dostluk olayı gerçekten de bu metal arabaların bize sağladığı çok güzel bir avantaj oluşturmuş durumda” dedi.

Koleksiyonunun toplam değeri 1 milyon lira
Koleksiyonunun toplam değerinin 1 milyon lira olduğunu vurgulayan Heparslan, “Bu oda eski parayla 1 trilyonu geçkin. Artık oda yetmeyecek gibi duruyor. Yani böyle bu odaya sığmaz hale geldiği için artık farklı bir mekanda yapmam gerekiyor. Müze tadında bir sergileme konusu olursa ilerleyen zamanlarda çok daha şık olur diye düşünüyorum. Herkesle paylaşmış oluruz bu şekilde” şeklinde konuştu.

“Dünyanın dertlerinden uzaklaştırıyor”
Öğretmenlik yaptığı okulda zaman zaman öğrencilerinin de kendisini örnek alarak koleksiyonerlik yolunda ilerlediklerini dile getiren Heparslan, “Bir şeylerle uğraşmak, oyalanmak bunlar çok önemli. Yani o zaman yaşadığınızı hissediyorsunuz. Rutin ve mecbur olduğunuz şeyler yerine bunlarla uğraşmak, bunların tozunu almak, temizliğini yapmak insanı o kadar rahatlatıyor ki, dünyanın bir takım dertlerinden uzaklaştırıyor, sizi alıp götürüyor. Böyle bir rahatlamadan sonra tekrar rutin yaşantınıza çok daha rahat dönebiliyorsunuz, deşarj oluyorsunuz” ifadelerini kullandı.
İstediği parçalara yurt dışı alışverişi ve diğer koleksiyonerlerle takas yoluyla ulaştığını belirten Heparslan, önemli olanın seriyi tamamlamak olduğunu ve bunun için çaba gösterilmesi gerektiğini aktardı.

“Hayallerinizi yaşıyorsunuz”
Toplam 600 parçayı bulan bir koleksiyonu olduğunu vurgulayan Heparslan, “Bunların hepsinde bir anınız var. Yani gerçeğini alıp binememişsiniz, mesela Renault 12 sizin bir akrabanızın bir arabasıydı belki. Bu şekilde olunca, onu en azından burada yakından izlemek, sergilemek keyif veriyor ve gerçekten de hepsi de çocuklarımız gibi. Hayallerinizi yaşıyorsunuz. Hatta takasa gönderdiğimiz modelin halini hatırını sorarız. Modelime iyi bak, temizliyor musun, nerede sergiliyorsun? diyoruz. Fotoğrafını çekip gönderir. ‘Abi burada sergiliyorum’ der. Yani böyle aramızda bir takım paylaşımlar da oluyor” dedi.

Nostaljik klavyeleri de biriktiriyor
Model araba koleksiyonunun yanında nostaljik klavyeler de biriktirmeye başladığını belirten Heparslan, bunun ise 1994 yılında Ankara Devlet Tiyatroları için “Savaş Baba” isimli oyuna müzik yaptığı orgu bulmasıyla başladığını anlattı. Heparslan, “Hayatım boyunca çaldığım tüm klavyeleri toplamaya başladım. O klavyeleri gördüğünüzde aynı model araçlardaki gibi o yaşadığınız anlar o zamanlar aklınıza geliyor. Hedefim, ilkokuldan başlayıp şu yaşa kadar kullandığım bütün klavyeleri yıl yıl seri olarak dizmek. Fakat tabii ki 90’lı yılları konuştuğumuz için yani kondisyonu düzgün cihazlar bulmak benim için çok önemli. Yani üstünde benim cihazlarımda tek çizik bulamazsınız. Kondisyonun böyle olması da çok kıymetli. Onun için zor oluyor. Yani her zaman takip etmek zorundasınız. Bu seriyi tamamlayınca da bunu sergilemeyi düşünüyorum” dedi.

“20 yılı 1 günde toplayamazsınız”
Bunca yıllık emeğinin zarar görmesine ilişkin kaygıları sorulduğunda ise hepsinin sigortalı olduğunu aktaran Heparslan, “Allah göstermesin tabii öyle bir şey olduğunda üzülürsünüz. Bunlar yıllar yılı toplanmış, harcanmış emekler. Yani sizin cebinizde para olabilir ama 20 yılda toplanan bu şeyi 1 günde bir araya getiremezsiniz. Tekrar bir 20 yıl gerektirir. Onun için hani maddiyattan da ziyade manevi kaygı oluyor” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.27 15:27:37
Son Düzenlenme Tarihi :