Antalya’da, doğa harikası falez sahil bandı üzerinde bulunan ve çam ağaçlarıyla kaplı Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı Engelsiz Kafe’de açık hava sinema günleri başlıyor. Her perşembe, saat 21.00’de sinema tarihinin klasiklerinin sinemaseverlerle buluşacağı etkinlikte ilk film, Kazablanka.
Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı’nın Antalya’nın dünyaca ünlü falez sahil bandı üzerinde bulunan ve
çam ağaçlarıyla kaplı yaklaşık 8 dönümlük bir alana kurulu Engelsiz Kafe’sinde ‘Yıldızlı Geceler’ açık
hava sinema günleri başlıyor. Her perşembe saat 21.00’de başlayacak gösterimlerde sinema tarihinin
klasikleri arasına giren filmlerden oluşan seçki sinemaseverlerle buluşacak.
İLK GÖSTERİM KAZABLANKA
Açık hava sinema günleriyle Antalyalılar, mutlaka izlenmesi gereken filmleri Engelsiz Kafe’nin sakin,
huzurlu, yeşil ve denizle buluşan doğal ortamında, yıldızların altında izleme imkânı bulacaklar. Yıldızlı
Geceler’in ilk filmi ise unutulmaz aşk filmi klasiği Kazablanka olacak. Film, 16 Temmuz saat 21.00’de
Engelsiz Kafe’de izleyiciyle buluşacak.
FİLM HAKKINDA
Humphrey Bogart ve Ingrid Bergman’ın unutulmaz oyunculuklarıyla kült filmler arasında giren
Kazablanka, ilk gösterime Kasım 1942'de girdi. Ön plandaki aşk hikâyesinin arka planında İkinci Dünya
Savaşı ve mülteciler sorununun yer aldığı film, mülteciler konusundaki yaklaşımıyla bugüne
seslenmeyi sürdürüyor.
Antalya’da kadınların topraksız tarımla mavi yemiş hasadı başladı
Antalya’nın Serik ilçesinde sabahın erken saatlerinde seraya giren kadınların mavi yemiş(blueberry) mesaisi başladı. Saksılardan tek tek toplanan mavi yemişlerin 125 gramı 45 liradan alıcı buluyor.
Türkiye’nin en önemli örtü altı üretim merkezi Antalya’da domates, salatalık, patlıcan, biber ve kabak gibi ürünlerin yanında son dönemde topraksız tarımla mavi yemiş üretimi de ön plana çıkmaya başladı. Dünyada blue barry adı verilen ürün bu yıl ilk kez sera içinde yetiştirilmeye başlandı. Her ay üretim yapılması hedeflenen ürün Avrupa ülkelerine de ihraç edilmeye başlandı.
Yüksek Ziraat Mühendisi Ayfer Hız, "Dünya’da blue barry olarak bilinen Mavi Yemiş üretimi yapmaktayız. Bizim bahçemizde bulunan bitkiler, İspanya’dan getirttiğimiz fidanlardır. Bu yüzden oldukça kaliteli verimler almaktayız. Tabiki de doğru üretimle. Tüm bitkilerimiz açık alandaydı, bu sene bir kısmını örtü altına aldık. Bu sayede üretim periyodunu biraz daha öne çekmiş olduk. Yine verimimiz de artış oldu. Ülkemizde yaklaşık 9 aylık bir üretim periyodu mevcuttur. İlerleyen zamanlarda yılın hemen hemen her ayında üretim yapma potansiyeline sahibiz. Üretmiş olduğumuz mavi yemişler artık ihraç edilen ürünler arasında yer almakta. Avrupa ülkelerine ürün gönderilmekte. Bizim kendi ürünlerimiz daha lezzetli daha iri, kalibresi daha yüksek. Ömrü daha uzun olmakta. Çünkü bizim nakliye süremiz kısa. Hasatın aynı gün içinde amblajını yapıyoruz, aynı gün içinde paketlenerek marketlere ya da müşterilere ulaşmış oluyor. Biz örtü altı üretime Şubat ayı son haftasında başlıyoruz. Önümüzde ki yıl bu süreç daha da öne çekilecektir. Açık alanda bu süreç Temmuz ayına kadar sürecektir. Mavi yemişlerimizi iki parmak tekniğiyle eldivenleri giyerek hijyenik kontroller ile toplanılmakta. Özenle hanımların toplamış olduğu ürünler, paketlenip aynı günde tüketiciye ulaşmış oluyor. Bahçemizde 27 dekar alan içinde yaklaşık 9 bine yakın saksımız mevcut. Sksı başı 4 - 4.5 kg ürün beklemekteyiz. Marketlerde 125 gramı 43 ile 45 lira arasında satılıyor" şeklinde konuştu.
Kadın işçilerden Özlem Kabakçı ise "Sabah burada 06:00 gibi işe başlıyoruz bayanlarla birlikte. Zor değil benim hoşuma gidiyor. Arada tadına bakıyoruz, güzel tadı var. İyice olgunlaşmış mor olanlarını siyah gibi olanlarını eldivenleri takıp özenle tek tek topluyoruz sonra paketliyoruz aynı gün içinde. Arkadaşlarla bu iş güzel oluyor. İşimizi seviyoruz" ifadesini kullandı.
Kaynak : İHA
Türkiye’nin en önemli örtü altı üretim merkezi Antalya’da domates, salatalık, patlıcan, biber ve kabak gibi ürünlerin yanında son dönemde topraksız tarımla mavi yemiş üretimi de ön plana çıkmaya başladı. Dünyada blue barry adı verilen ürün bu yıl ilk kez sera içinde yetiştirilmeye başlandı. Her ay üretim yapılması hedeflenen ürün Avrupa ülkelerine de ihraç edilmeye başlandı.
Yüksek Ziraat Mühendisi Ayfer Hız, "Dünya’da blue barry olarak bilinen Mavi Yemiş üretimi yapmaktayız. Bizim bahçemizde bulunan bitkiler, İspanya’dan getirttiğimiz fidanlardır. Bu yüzden oldukça kaliteli verimler almaktayız. Tabiki de doğru üretimle. Tüm bitkilerimiz açık alandaydı, bu sene bir kısmını örtü altına aldık. Bu sayede üretim periyodunu biraz daha öne çekmiş olduk. Yine verimimiz de artış oldu. Ülkemizde yaklaşık 9 aylık bir üretim periyodu mevcuttur. İlerleyen zamanlarda yılın hemen hemen her ayında üretim yapma potansiyeline sahibiz. Üretmiş olduğumuz mavi yemişler artık ihraç edilen ürünler arasında yer almakta. Avrupa ülkelerine ürün gönderilmekte. Bizim kendi ürünlerimiz daha lezzetli daha iri, kalibresi daha yüksek. Ömrü daha uzun olmakta. Çünkü bizim nakliye süremiz kısa. Hasatın aynı gün içinde amblajını yapıyoruz, aynı gün içinde paketlenerek marketlere ya da müşterilere ulaşmış oluyor. Biz örtü altı üretime Şubat ayı son haftasında başlıyoruz. Önümüzde ki yıl bu süreç daha da öne çekilecektir. Açık alanda bu süreç Temmuz ayına kadar sürecektir. Mavi yemişlerimizi iki parmak tekniğiyle eldivenleri giyerek hijyenik kontroller ile toplanılmakta. Özenle hanımların toplamış olduğu ürünler, paketlenip aynı günde tüketiciye ulaşmış oluyor. Bahçemizde 27 dekar alan içinde yaklaşık 9 bine yakın saksımız mevcut. Sksı başı 4 - 4.5 kg ürün beklemekteyiz. Marketlerde 125 gramı 43 ile 45 lira arasında satılıyor" şeklinde konuştu.
Kadın işçilerden Özlem Kabakçı ise "Sabah burada 06:00 gibi işe başlıyoruz bayanlarla birlikte. Zor değil benim hoşuma gidiyor. Arada tadına bakıyoruz, güzel tadı var. İyice olgunlaşmış mor olanlarını siyah gibi olanlarını eldivenleri takıp özenle tek tek topluyoruz sonra paketliyoruz aynı gün içinde. Arkadaşlarla bu iş güzel oluyor. İşimizi seviyoruz" ifadesini kullandı.
Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.04 11:36:42
Son Düzenlenme Tarihi :
Bu suda 5 dakikadan fazla duran yok
Antalya’nın Demre ilçesindeki 12-13 dereceye kadar düşen şifalı su kaynağı Burguç, sıcaktan bunalanların adresi oluyor. Türkiye’nin her yerinden, yurt dışından da tatilcilerin akın ettiği Burguç’a girenler, son derece soğuk olan suyun içerisinde en fazla 5 dakika durabiliyor. Aşırı sıcaklıktan dol..
Antalya’nın Demre ilçesindeki 12-13 dereceye kadar düşen şifalı su kaynağı Burguç, sıcaktan bunalanların adresi oluyor. Türkiye’nin her yerinden, yurt dışından da tatilcilerin akın ettiği Burguç’a girenler, son derece soğuk olan suyun içerisinde en fazla 5 dakika durabiliyor. Aşırı sıcaklıktan dolayı ‘tereyağı gibi eriyoruz’ diyenler, su kaynağına girdikten sonra titreyerek evlerine geri dönüyor.
Türkiye’yi etkisi altına alan El Nino ve çöl sıcakları etkisini artırarak sürmeye devam ediyor. Sıcaklardan en çok etkilenen illerin başında da turizm kenti Antalya oluyor. Termometrelerin 45 ve üzerine çıktığı kentte vatandaşlar ile tatilciler sıcaktan bunalmış durumda. Kentin, turizmde önemli ilçelerinden olan Demre’de ise bölge halkı ve tatilciler, 16,5 derece olan ve zaman zaman 12-13 dereceye kadar düşüp mineralli su özelliği bulunan ‘Burguç’a akın ediyor. Demre Belediyesi’ne ait olan ve ilçenin batı çıkışındaki Kaş turizm yolu güzergahında yer alan Burguç’a gelenler, çöl sıcaklıklarına karşı buz gibi suya girip serinliyor.
Serinlemenin yanı sıra çamur sürüp hem şifa hem de güzellik arıyorlar
Kaynakta, vatandaşlar havuza atlayarak veya suyun kaynağına oturarak serinliyor, bazıları da bu sularda egzama, romatizmal ve cilt hastalıklarına karşı şifa arıyor. Tatilciler, cilt sıklaştırıcı özelliği olan çamuru da vücutlarına sürerek estetik şifanın yanında güzellik de arıyor.
“Tereyağı gibi eriyoruz”
Havanın çok sıcak olduğunu belirten bölge halkında Hayrettin Özdemir, “Tereyağı gibi eriyoruz. Buradaki su çelik gibi, onunla serinliyoruz” diye konuşurken, Finike ilçesinden Burguca serinlemeye gelen Melahat Bacaklar “Burguç çok güzel, girince rahatlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“5 dakikadan fazla duramazsınız”
Aksaray’dan Demre’ye tatile gelen Avni Kocaöz de, “Su çok soğuk. İnsan içerisinde 5 dakika duramıyor. Çamurun cildi güzelleştirdiğini söylediler. 50 yaştan sonra biz de güzelleşelim dedik. Eklem ağrısı ve romatizmaya da iyi geldiği söylendi, o yüzden vücuduma çamur sürdüm. Demre, çok güzel bir yer” dedi.
“Serin serin eve gidiyor, titreye titreye uyuyorsunuz”
Aşırı sıcaktan dolayı çok bunaldıklarını söyleyen Sinan Özyay, “Demreli olarak sıcaktan bunalıyoruz. Vaktimizi burada geçiyoruz. Suda da 5 dakikadan fazla kalamıyorsunuz. Serin serin evinize gidiyorsunuz, titreye titreye uyuyorsunuz” diye konuştu.
“İnanılmaz soğuk”
Demre Belediyesi çalışanlarından Funda Şahin ise, insanların 40-45 derece sıcaklığa ulaştıktan sonra buraya akın etmeye başladığını ve Burguç’un inanılmaz soğuk olduğunu anlattı. Şahin, yaz aylarında bütün Demreliler ve diğer illerden gelen vatandaşlar ile turistler burada serinlediğini, bazıların da çamurlu suyla şifa ve güzellik aradığını söyledi.
Türkiye’yi etkisi altına alan El Nino ve çöl sıcakları etkisini artırarak sürmeye devam ediyor. Sıcaklardan en çok etkilenen illerin başında da turizm kenti Antalya oluyor. Termometrelerin 45 ve üzerine çıktığı kentte vatandaşlar ile tatilciler sıcaktan bunalmış durumda. Kentin, turizmde önemli ilçelerinden olan Demre’de ise bölge halkı ve tatilciler, 16,5 derece olan ve zaman zaman 12-13 dereceye kadar düşüp mineralli su özelliği bulunan ‘Burguç’a akın ediyor. Demre Belediyesi’ne ait olan ve ilçenin batı çıkışındaki Kaş turizm yolu güzergahında yer alan Burguç’a gelenler, çöl sıcaklıklarına karşı buz gibi suya girip serinliyor.
Serinlemenin yanı sıra çamur sürüp hem şifa hem de güzellik arıyorlar
Kaynakta, vatandaşlar havuza atlayarak veya suyun kaynağına oturarak serinliyor, bazıları da bu sularda egzama, romatizmal ve cilt hastalıklarına karşı şifa arıyor. Tatilciler, cilt sıklaştırıcı özelliği olan çamuru da vücutlarına sürerek estetik şifanın yanında güzellik de arıyor.
“Tereyağı gibi eriyoruz”
Havanın çok sıcak olduğunu belirten bölge halkında Hayrettin Özdemir, “Tereyağı gibi eriyoruz. Buradaki su çelik gibi, onunla serinliyoruz” diye konuşurken, Finike ilçesinden Burguca serinlemeye gelen Melahat Bacaklar “Burguç çok güzel, girince rahatlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“5 dakikadan fazla duramazsınız”
Aksaray’dan Demre’ye tatile gelen Avni Kocaöz de, “Su çok soğuk. İnsan içerisinde 5 dakika duramıyor. Çamurun cildi güzelleştirdiğini söylediler. 50 yaştan sonra biz de güzelleşelim dedik. Eklem ağrısı ve romatizmaya da iyi geldiği söylendi, o yüzden vücuduma çamur sürdüm. Demre, çok güzel bir yer” dedi.
“Serin serin eve gidiyor, titreye titreye uyuyorsunuz”
Aşırı sıcaktan dolayı çok bunaldıklarını söyleyen Sinan Özyay, “Demreli olarak sıcaktan bunalıyoruz. Vaktimizi burada geçiyoruz. Suda da 5 dakikadan fazla kalamıyorsunuz. Serin serin evinize gidiyorsunuz, titreye titreye uyuyorsunuz” diye konuştu.
“İnanılmaz soğuk”
Demre Belediyesi çalışanlarından Funda Şahin ise, insanların 40-45 derece sıcaklığa ulaştıktan sonra buraya akın etmeye başladığını ve Burguç’un inanılmaz soğuk olduğunu anlattı. Şahin, yaz aylarında bütün Demreliler ve diğer illerden gelen vatandaşlar ile turistler burada serinlediğini, bazıların da çamurlu suyla şifa ve güzellik aradığını söyledi.